Necati Öçalan

Haberleri izliyorum...

Bir anne göz yaşlarına hakim olamadığı bir röportajda,"Şayet bir anne olarak çocuğuma bir çikolata alamıyorsam; batsın bu dünya" diyor...

Bir başka anne,"akşam evde ne yenmişse kalanını sabah çocuğun beslenmesine koyuyorum" diyor...

Bir başka anne, "kantinde her şey varmış ancak alacak maddiyat yok ki" diye dert yanıyor...

Bu arada TBMM'ne muhalefet tarafından verilen, Öğrencilere Bir Öğün Yemek Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi, gerekçesi nedir ne değildir bilinmez ama AKP ve MHP milletvekilleri tarafından reddediliyor...

Bütün bunlar bana yatılı olarak okuduğum yıllardaki bir hatıramı hatırlattı...

Akşam iki etüt arasında herkes gibi ben de kantine koşardım.Ya bir süre karlı ekranda televizyon seyretmek ya da harçlığım varsa sıcak bir çay içmekti amacım.

Etütler sınıfta yapılırken,kantin ise laboratuvarlar ve atölyelerin olduğu ek binada bulunuyordu. (İlk yılda yatakhanelerin altında diye hatırlıyorum...)

Ana kapıdan kantine girince demiyeceğim zira bahçenin hemen hemen her yerinden tost ve çay kokusu alınırdı...

Maddi durumu yerinde olan arkadaşlar okul yemeğinden hoşlanmadıkları zaman yemek ihtiyaçlarını kantinden karşılardı.

Onlar için hazırlanan tostların kokusu tok insanı bile acıktırırdı elbette...

Ben,her etüt arası koşa koşa kantine gider,bir köşeye sıkışır, dudaklarımı ısırır,onlar çay ya da meşrubatlarından her yudum aldıklarında ben de onlarla birlikte yutkunurdum...Acıdır ya; dört yıllık yatılılığım süresinde bir tost dahi yiyememiştım...

Yoksulluk işte, gözü kör olsun.

Fakirlik işte,Allah(CC) kimseyi fakirlikle imtihan etmesin..!

Yıllar sonra bana bu acıyı,bu acı hatırayı yaşattığı için; sebep olan her kimse inşallah onlar da aynı acıyı yaşasın diye beddua edesim geldi ama edemedim, dilim "dur" dedi...

Fakirlik kaderimiz olmamalı...

Çocuklar aç kalmamalı...

Analar ve babalar çaresizlikten ağlamamalı...

Bunun için bir şeyler yapmalı, hem de hiç gecikmeden yapmalı. Bu işin iktidarı, muhalefeti olmaz.

O çocuklar hepimizin geleceği...

Lütfen sokak hayvanlarına karşı gösterdiğimiz alakayı bu toplumun geleceği olan çocuklar için de gösterelim...

Onlara günde bir öğün yemek, bir kap sıcak çorba veya bir poğaça bir süt bu millet için bir yük değildir, olamaz da..!

Ya kanun ya da sivil toplum dayanışması...

Hangisi olursa olsun yeter ki bu çocuklar aç kalmasın...