Süleyman Askeri

Bir zamanlar gıda üretiminde kendine yeten bir ülke olmakla övünürdük. Nerde o günler?

Şimdi Kanada’dan, Meksika’dan bakliyat; Rusya’dan, Ukrayna’dan tahıl ithal ediyoruz.

Anadolu yaylaları boş, biz et ve süt ürünleri ithal ediyoruz.

Sanayi üretimimiz istenilen yere gelemiyor.

Petrol, doğal gaz ithal ediyoruz. Seçimlere doğru kuyular bulunuyor, seçimden sonra fos…

Peki, biz en çok ne üretiyoruz?

Cevap basit: Hain üretiyoruz.

Hain nedir?

  1. sıfat Hıyanet eden (kimse): "Bu anlayışsızlığa ve bu vatan hainlerine vahvahlanır, acır gibiydiler." - Tarık Buğra
  2. sıfat Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse): "Siz galip olduğunuz için cesur ve hain görünüyorsunuz." - Aka Gündüz
  3. sıfat Kötü niyeti olan.
  4. ünlem Sitemli bir seslenme sözü: “Hain! Biz seninle böyle mi konuşmuştuk?”

Lügatteki mana ve çeşitli kullanımları böyle “hain”in.

Pratikte durum bambaşka.

Abdullah Gül, Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeyse “kardeşim”, giderse hain.

Ahmet Davutoğlu, başbakan olduğunda onu “Alllah’ın resulü atadı” diyen hoca istifa ettiğinde kayıp. Bulup mikrofon uzatsanız belki bu sefer hain de der.

Meral Akşener, MHP milletvekiliyken “Asena”, ayrılınca hain.

İsmail Koncuk, Kamusen Genel Başkanıyken bozkurttur.  Arka bahçeden çıkınca hain.

Genel müdürlüğü, bakanlığı, başbakanlığı hakkında söylentiler dolaşan; merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatına sebep olan helikopterin düşmesine suikast  olmadığından kendince emin olup “kazadan kaza çıkarmayın” diyen, ilgililer için soruşturma emri vermeyen kişi bir büyük şehre belediye başkanı adayı olunca ona oy vermek istemeyen Yılma Durak, Mustafa Kafalı (merhum) ve daha nice ülkü devleri hain…

İzmir Belediye Başkanı, son Osmanlı padişahı için hain demiş. Cumhurbaşkanı öfkeli, ortağı sinirli. Ortak Bahçeli diyor ki: ”Eksiği, gediği, kusuru olsa da asla hain değildir.”

Bunu biz desek normaldir. Biz sıradan insanlarız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler Mondros mütarekesini, Sevr Antlaşmasını bilmezler mi? Sakın ola ki Vahdettin Sevr’i onaylamadı polemiği yapmayın. İşgal altında olduğumuzdan meclis kapalıydı. Sevr’i onaylatmak için Şura-yı saltanatı dedemiz toplamadı.

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler, kurtuluş savaşımızı da bilirler. Bilmiyorlarsa bu onların ve onları seçenlerin eksiği. Antep işgal edilmiş, Şahin Bey silaha davranmış. Maraş işgal edilmiş, Sütçü İmam silaha davranmış. Kazım Karabekir Paşa, doğu cephesinde zafer kazanmış. İngiliz’in sahaya sürdüğü Yunan, İzmir’de, Aydın’da, Türkiye’nin batısında, Trakya’nın doğusunda. İstanbul’da İngiliz ve Fransız askerleri var. Koskoca Osmanlı hanedanından ne bir akıllının ne de bir delinin eline bir altıpatlar alıp ateş ettiğini duyan var mı? Yok.

Kuva-yı Milliyeciler aleyhine, milli mücadele aleyhine yayın yapan gazeteler, fetva yazan alimler var mı? Var.

Ey büyüklerimiz!

Lutfen insaf ediniz.

Partiden ayrılan, sendikadan ayrılan hain oluyorsa vatanını düşmana altın tepside sunan ne olur?