Bakan Koca, 1 Ağustos 2022 günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin bazı sorularına cevap verdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye'de 5 maymun çiçeği virüsü hastasının tespit edildiğini ve bu hastalardan 4'ünün iyileştiğini, bir hastanın ise izolasyonda olduğunu bildirdi.

Amerikan Hastanesi kaynağından aldığımız bilgiye göre; Maymun çiçeği (Monkeypox), ilk olarak laboratuvar maymun kolonilerinde çiçek virüsü benzeri bir hastalığın ortaya çıkmasıyla keşfedildi. Bu nedenle hastalık “maymun çiçeği” adıyla tanımlandı. Maymun çiçeği virüsü vakası insanlarda ilk olarak 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 9 yaşındaki bir erkek çocukta görüldü. İlk tanı sonrasında vakaların çoğu, ülkelerin yağmur ormanı ve kırsal bölgelerinde rapor edildi. Mayıs 2022 yılında ise birkaç ülkede endemik olmayan, birden fazla maymun çiçeği vakası tespit edildi.

Maymun çiçeği virüsünün Batı ve Orta Afrika olmak üzere iki farklı genetik grubu bulunur. İnsanlarda bulaşıcı özelliği görülen Orta Afrika virüsü, Batı Afrika virüsüne göre daha şiddetli yan etkiler gösterir ve yüksek ölüm oranına sahiptir.

Maymun çiçeği virüsü (Monkeypox), Poxviridae ailesinde Orthopoxvirus adı verilen virüsün etken olduğu viral bir enfeksiyon olarak tanımlanır. Özellikle Batı ve Orta Afrika’nın tropikal yağmur ormanlarında sıklıkla rastlanan hastalık, zamanla diğer ülkelere yayılım göstermiştir.

Maymun çiçeği, hayvanlardan insanlara bulaşıcı özelliği olan bir hastalıktır ve genellikle 2 ila 4 hafta süren belirtiler gösterir. Hastalık, ciddi tıbbi komplikasyonlara sebep olabilir ve ağır vakalar ortaya çıkabilir. Son zamanlarda maymun çiçeği virüsü kaynaklı ölüm oranları %3-6 olarak rapor edilmiştir.

Maymun çiçeği virüsünün enfeksiyondan semptom başlangıcına kadar olan zaman dilimini kapsayan kuluçka süresi, genellikle 6 ila 13 gün ya da 5 ila 21 gün arasında değişiklik gösterebilir. Maymun çiçeği virüsü belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Ateş
  • Yoğun baş ağrısı
  • Döküntü, kızarıklık
  • Lenf bezlerinde şişlik
  • Kas ağrıları
  • Halsizlik

Vücutta görülen deri döküntüsü, genellikle ateşin ortaya çıkmasından 1 ila 3 gün sonra başlar. Bahsedilen döküntüler, gövdeden ziyade yüz bölgesinde görülür. İlerleyen durumlarda elleri ve ayak tabanlarını etkileyebilir. Döküntüler; düz kabarık lezyon, hafif kabarık sert lezyon, berrak sıvı ile dolu lezyon ve sarımsı sıvı ile dolu lezyonlar şeklinde gelişebilir. Zaman içerisinde kuruyup dökülen kabuklar halini alır. Lezyonların kişilerin vücudundaki yoğunluğu, hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterebilir. Şiddetli görülen maymun çiçeği vakalarında lezyonlar, derinin büyük bölümünü kaplayacak kadar birleşebilir.

Belirtileri 2 ila 4 hafta arasında süren maymun çiçeği vakasına çocuklarda daha sık rastlanır. Hastalığa maruz kalma derecesi, hastanın sağlık durumu ve belirtilerinin şiddetine göre farklı olabilir. Bağışıklık sisteminin düşük olması, bulaşıcı etkenlere karşı risk oluşturabilir.

Geçmişte çiçek hastalığına karşı yapılan aşılamalar, koruyucu özellik göstermesine rağmen günümüzde 40 ila 50 yaş arasındaki bireyler, çiçek hastalığının tamamen sona ermesi ve aşılama uygulamalarının kaldırılmasından dolayı maymun çiçeği virüsüne karşı duyarlı olabilirler.

Maymun çiçeği virüsü vakalarının ölüm oranına tarihsel olarak bakıldığında genel popülasyon %0 ila %11 arasında değişiklikler göstermiştir.

Maymun çiçeği virüsünde göz önünde bulundurulması gereken ayrıcalıklı tanı; suçiçeği, kızamık, cilt enfeksiyonları, ilaca bağlı alerjiler ve uyuz gibi döküntü hastalıklarının ayırt edilmesiyle başlar. Hastalığın belirti evresinde şişlik gösteren lenfler bezleri, maymun çiçeğini suçiçeği ya da çiçek hastalığından ayıran klinik özellikler sergileyebilir.

Maymun çiçeği tanısında PCR testi, doğruluk ve duyarlılık göz önüne alındığında öncelikli olarak uygulanması gereken bir laboratuvar testidir. PCR testi ile hastaların lezyonlarının kabuklarından ya da sürüntülerinden toplanan örneklerde bulunan DNA yapay olarak çoğaltılır ve örnekteki viral DNA türünün tespiti yapılır. Gerekli görüldüğü zamanlarda doğru tanı için biyopsi de bir seçenek olarak kullanılabilir.

Maymun çiçeği, hayvanlardan insanlara bulaşıcı özellik gösteren bir virüstür. Geçmişe bakıldığında yalnızca sınırlı sayıda insandan insana yayılma görülmüştür ve tahmini bulaşma oranı %3,3 ila %30 arasında değişlik göstermiştir. Ancak Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yakın zamanda meydana gelen salgın esnasında virüsün bulaşma riski %73 olarak belirtilmiştir. Enfekte olan ya da enfekte olma riski bulunan kişiler, belirtilerin görüldüğü andan itibaren 1 gün öncesine ve ilk semptomların görülmesinden itibaren 21 gün sonrasına kadar hiçbir semptom görülmeyene dek bulaşıcı risk taşıyabilirler.

Maymun çiçeği genel olarak şu sebeplerle bulaşır:

  • Enfekte olan kişi veya hayvanla temas
  • Virüs bulaşan materyallerle temas
  • Vücut sıvıları
  • Lezyonlar
  • Solunum damlacıkları (Yüz yüze konuşma ile)

Damlacık yoluyla bulaşma, sıklıkla yüz yüze uzun süreli bir teması gerektirir. Kişiden kişiye bulaşıcılık oranının son zamanlarda artması, çiçek aşısının artık uygulanmıyor olması sebebiyle toplum genelinde azalan bağışıklığa bağlı olabilir.

Maymun çiçeği virüsünden korunabilmek amacıyla alınabilecek bir dizi önlem bulunur. Bu önlemler şu şekilde sıralanabilir:

  • Virüs barındırabilecek hayvanlarla temastan kaçınmak,
  • Enfekte olan ya da enfekte riski bulunan kişilerle yatak örtüsü, havlu ve giysi gibi herhangi bir malzemeyle temastan kaçınmak,
  • Enfekte olan kişilerin izolasyonunu sağlamak,
  • Enfekte hayvanlar ya da insanlarla temas sonrasında detaylı el temizliği yapmak, sıklıkla alkol bazlı el dezenfektanı kullanmak,
  • Yalnızca iyi derecede pişmiş etleri tüketmek.

Maymun çiçeği risk faktörleri konusunda farkındalığı artırmak ve bireyleri, virüse maruz kalmayı azaltmak amacıyla alabilecekleri önlemler konusunda bilgilendirmek, hastalığın ana önleme stratejisi olarak sayılabilir. Birçok viral hastalıkta olduğu gibi maymun çiçeği virüsü tedavisi, destekleyici semptomların yönetimi şeklinde ilerleyebilir. Tüm bunlarla birlikte maymun çiçeği salgınını kontrol altında tutmak amacıyla çiçek hastalığı aşısı, antiviraller ve aşı immün globulini (VIG) gibi yöntemler kullanılabilir.

Maymun çiçeği hastalığının önlenmesi ve kontrolünün sağlanması amacıyla aşılamanın uygunluğunu değerlendirmek için bilimsel çalışmalar devam ediyor.

Son zamanlarda ABD, İngiltere, İspanya, Kanada, İtalya ve İsveç’te görülen maymun çiçeği virüsü vakalarının ardından Türkiye’de de ilk vaka 30 Haziran Perşembe günü tespit edilmiştir.