Irak’ın kuzeyindeki Duhok bölgesinin Zaho ilçesinde bulunan bir tatil köyüne düzenlenen saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu en az sekiz sivil hayatını kaybetti.

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi saldırıdan Türkiye’yi sorumlu tutarken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırının terör örgütü kaynaklı olduğunu öne sürdü, faillerin açığa çıkarılması için işbirliği çağrısında bulundu.

Reuters haber ajansına konuşan bir görgü tanığı, bombaların şelalelerin bulunduğu alana peş peşe düştüğünü belirtti ve “Yerde yatan çocukları gördüm. Hayatımda hiç görmediğim bir sahneydi bu” dedi. Ajansın verdiği bilgilere göre bir yaşındaki bir çocuk da saldırıda hayatını kaybetti.

Saldırının ardından Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi’nin talimatı ile bölgeye bir heyet gönderildi. Heyet, bombardıman bölgesinde incelemelerde bulundu.

Irak devlet ajansı INA, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’nin Irak Dışişleri Bakanlığı’na çağrılıp nota verilmesi için talimat verildiğini yazdı. Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Bağdat’a çağrılırken, Irak’ın Ankara’ya yeni büyükelçi atama sürecinin de askıya alındığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da olayın yakından izlendiğini açıkladı. Price, Vaşington’un pozisyonunun “Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi” yönünde olduğunun altını çizdi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın saldırıya ilişkin yayımladığı açıklamada, “Birleşik Krallık, saldırının yol açtığı kayıpları protesto ediyor ve Irak Kürdistan Bölgesi de dahil olmak üzere Irak’ın istikrarını desteklemeye devam ediyor” denilirken soruşturma için Irak’a yardım edilebileceği vurgulandı.

Saldırıya ilişkin bir başka kınama ise İran’dan geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Irak’ın güvenliğini desteklediklerini belirterek, “hiçbir yardımın esirgenmeyeceğini” söyledi.

Irak’ın Kerbela kentindeki vize merkezi önünde protestocular tarafından Türk bayrağı yakılırken Bağdat ve Nasıriye’de de protesto gösterileri düzenlendi.

Saldırı hakkında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugün (21 Temmuz) TRT Haber’de katıldığı yayında önemli açıklamalarda bulundu. Zaho’da öldürülenlere rahmet dileyen Çavuşoğlu, “İhtiyaç duyulursa yaralıları Türkiye’ye getirebileceğimizi de söyledik. Türkiye’nin hiçbir zaman sivillere yönelik karşı bir saldırı gerçekleştirmediğini tüm dünya bilir. TSK’dan aldığımız bilgiye göre sivillere saldırı olmadı” diye konuştu.

Irak yönetimi ile de “terörle mücadele kapsamında” işbirliği yapmak istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Terör örgütlerinin gerçekleştirdiğini düşündüğümüz bu hain saldırı neticesinde Irak makamlarıyla işbirliği yapabileceğimizi de açıkladık. Bir kez daha buradan vurgulamak istiyoruz. Bu sis perdesi aralanmadan Türkiye’ye yönelik açıklamaları reddediyoruz.”

Irak'ta Musul'un kuzeydoğudaki El-Hadba semtinde bulunan Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu binasının yakınlarına gece saatlerinde 2 adet roket düştü. Olayda can kaybı yaşanmazken, çevredeki bina ve araçlarda hasar meydana geldiği öğrenildi. Görgü tanıkları, birçok ailenin evini terk etmek zorunda kaldığını ifade etti.

Musul Başkonsolosluğu tarafından Irak basınına yapılan açıklamada, konsolosluk çalışanlarının saldırıda zarar görmediği belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada ise, “Musul Başkonsolosluğumuza 27 Temmuz sabah saatlerinde bir saldırı gerçekleşmiştir. Can kaybı yaşanmayan bu saldırıyı en sert şekilde kınıyor ve sorumluların bir an önce adalet önüne çıkarılmalarını bekliyoruz. Irak makamlarını diplomatik ve konsüler temsilcilikleri koruma sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Milli Savunma Bakanlığı da konuyla ilgili açıklama yayınladı. MSB’den yapılan açıklamada, “Musul Başkonsolosluğumuza yönelik alçakça saldırıyla ilgili Irak makamlarının derhal sorumlulardan hesap sormasını bekliyoruz. Irak makamları diplomatik temsilciliklerin güvenliği için her türlü tedbiri almayı da ihmal etmemelidir. Başkonsolosluğumuza yönelik saldırı ile kimin sivillere ve sivil hedeflere saldırdığı bir kez daha görülmüştür. Saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden de er ya da geç diğer teröristler gibi hesap sorulacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Amerikan işgalinde silah ve üniformalarını bırakıp don gömlek teslim olan Ortadoğu insanı, Türkiye'ye ait bir kaza mı, terör örgütü saldırısı mı olduğu kesinleşmemiş bir hadisede bayrağımızı yakarak protestoya kalkışması, sopayı en güçlü olandan yeme arzusunun bir tezahürü gibi görünüyor.

Türkiye'yi suçlayan Irak Başbakanı ise ülkesindeki bir diplomatik misyonu korumaktan aciz. Daha önce IŞİD saldırısına maruz kalan konsolosluğumuz şimde de roket atışlarının hedefi oluyor. Türkiye’yi suçlarken arslan kesilen Irak devleti ortada yok.