Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller mevcuttur.

Hac Suresi, 28. ayet: Kendileri için birtakım faydalara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah’ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

Maide Suresi, 97. ayet: Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe’yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay’ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah’ın gerçekten herşeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Maide Suresi, 2. ayet: Ey iman edenler, Allah’ın şiarlarına, haram olan ay’a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram’a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Al-i İmran Suresi, 183. ayet: “Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi.” diyenlere de ki: “Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer siz doğru idiyseniz o halde onları ne diye öldürdünüz?”

Saffat Suresi, 107. ayet: Ve ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik.

Bakara Suresi, 196. ayet: Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, haccda üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram’da olmayanlar içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

Hac Suresi, 34. ayet: Biz her ümmet için bir “Mensek” kıldık, O’nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar diye. İşte sizin İlahınız bir tek İlah’tır, artık yalnızca O’na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.

Saffat Suresi, 103. ayet: Sonunda ikisi de (Allah’ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail’i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı.

Kevser Suresi, 2. ayet: Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

Müslüman, kurban kesmeyi külfet değil bir nimet bilmelidir. Kurban kesen Müslüman, kendini cehennemden azat etmiş olur.

Bazı hadis-i şerif mealleri şöyledir:

Cimrilerin en kötüsü  (vacib olduğu hâlde) kurban kesmeyendir.

Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!

Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevab vardır.

Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.

KURBAN KESMEK KİMLERE VACİBDİR?

Temel ihtiyaçlarından fazla olacak şekilde elinde 85 gram altın veya 595 gram gümüş, eğer bunlar yoksa bu değerlerin karşılığı olacak şekilde parası olan kişiler kurban kesmelidir.

Oturduğu evin dışında başka bir evi olan ve bu evden bir gelir elde eden kişilere de kurban kesmek vacip görülür.

Evli çiftlerde ise; dinen hangisi daha çok gelire sahipse onun kurban kesmesi vaciptir. Her ikisi de mal varlığı sahibi ise ikisinin de kesmesi gereklidir.

Evli çiftler kendi adına birer kurban kesebilir. Dileyenler tek kurban da kesebilir. Eğer mal varlığı yerinde bir çiftse, kendi adına kesmeleri dinen uygun görülür.

KURBANI VEKALETLE KESTİRMEK

Kurban kimi durumlarda vekalet verilerek kesilebilir. Bu gibi kurban vekaletlerinde kurban kesimini veren ve vekaleti alanın dil ile ifade etmesi yeterlidir. Bunun dışında ise:

Kurban kesmeye vekil olan kişinin, kurban sahibinden izin alması gerekir.

Vekaleten kurban kesen kişiye emeğinin karşılığı olarak bir miktar para verilebilir.

Bir kişi, 4 kişiye kurban vekaleti verebilir. Bu durumun dinen sakıncası yoktur.

Kurban kesmeye niyetlenen kişi, vekalet verdiği kişiye “Kurban işimi sen hallet.” dediği anda vekalet vermiş olur. Para vermese de vekalet geçerlidir.

Kurban vekaleti hayır kurumlarına da verilebilir. Vekalet sözlü şekilde veya yazılı ortamda gerçekleşebilir. Bunun için vekalet verenin onayı yeterli olur.

Vekaleti alan kişinin “Kabul ettim.” demesi de kurbanın kesilmesi için bir onaydır.

Ayrıca hayır kurumlarına vekalet verirken kişi kendi kimliğini açıklamak zorunda değildir. Farklı bir isimle de bu hayır işini yapabilir. Allah katında kimin ne niyetle kurban kesildiği bilinir.

KURBANLIK HAYVANLARDA ARANAN ÖZELLİKLER

a) Kurbanlıkların belirli yaşları tamamlamaları gerekir. Buna göre 5 yaşını dolduran deve, 2 yaşını dolduran sığır ve manda, 1 yaşını dolduran koyun ve keçi kurban edilebilir. Bu yaşa gelmiş kurbanlık hayvanın dişini değiştirip değiştirmediğine (kapak atmak) bakılmaz. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması hâlinde kurban edilebilir.

b) Ayıplardan uzak, sağlıklı, azaları tam ve besili olması gerekir. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, yemini bulmasına engel olmayacak derecede topal olması kurban edilmesine engel teşkil etmez. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar, s. 345, 363, 374)