Türk Hava Yolları, Özbekistan’ın Semerkant ve Taşkent şejirlerinden sonra, Özbekistan’ın, Türk dünyasının ve İslam aleminin önemli şehirlerinden Buhara’ya da haftanın iki günü İstanbul’dan uçak seferleri gerçekleştirecek.

Buhara seferlerinin  başlatılmasıyla ilgili THY’nin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, “Yeni rotamız Buhara için uçuşlarımız başlıyor. 7 Haziran itibarıyla başlayacak seferlerimizde şimdi yerinizi ayırtabilirsiniz” ifadesi kullanıldı.

Buhara, tarihi eserlerinin yanı sıra çok sayıda din âliminin ebedi istirahatgâhını da bağrında barındırıyor.

Buhara gezilecek yerler bakımından zenginliği kadar tarihi önem taşıyan şehirdir. Özbekistan’ın şüphesiz en güzel ve en çok ziyaret edilen şehirlerin başında gelen Buhara aynı zamanda tarihi ipek yolunda yer almaktadır. Orta Asya’nın en eski şehirlerinden olan Buhara’nın geçmişi 2500 yıl öncesine dayanmaktadır. Tarihi boyunca Moğollar, Sasaniler ve Karahanlılara başkentlik yapmıştır. Türk İslam dünyasına önemli kişiler yetiştiren Buhara önemli tarihi yapılarıyla ilgi çekmektedir. Aynı zamanda İslam dininde Mekke Kudüs‘ten sonra en önemli üçüncü şehir olarak bilinmektedir.

Yaklaşık 2500 yıldan daha eski bir tarihe sahip olan şehrin eski yerleşim bölgesi Unesco tarafından Kültür Mirası olarak ilan edilmiştir. Eski şehri gezerken kendinizi açık hava müzesinde hissedeceğiniz tarihi gücü ve maneviyatı yüksek bir şehirdir. Öyle ki zamanında şehirde 40’tan fazla medrese yer alır, bu medreselerde önemli alimler yetişirmiş. Günümüzde bu medreselerden sadece bir tanesi açık ve dini eğitim verilmektedir. İki çölün ortasında bir vahada yer alan şehirde Zerdüştlük, Budistlik ve Hristiyanlık gibi bir çok dine merkezlik yapmıştır. Geçmişten günümüze Büyük İskender’in,  Cengiz Han’ın ve büyük Türk hükümdarı ve komutanı Emir Temür’ün şehirde izleri kalmıştır.

Buhara görülecek yerler dendiğinde tabi ki ilk akla kalan eski şehirdir. Surlar içinde yer alan eski şehirde bir çok tarihi yapıyı iç içe görebilirsiniz. Eski şehir kapılarından içeri girdiğinizde eminim ki kendinizi tarihi bir yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz. Şehrin kuşkusuz en gözde yeri Mescid-i Kelan ve Minare-yi Kelân (ulu cami ve ulu minare) dir.  Yaklaşık 48 metre yüksekliğindeki bu minare 1127 yılında Karahanlı hükümdarı Arslan Han tarafından yaptırılmış.  Minarenin bir yanında Mir Arap Medresesi diğer yanında ise ulu cami bulunmaktadır. Yeşil kubbeleri ve muhteşem mimarisiyle dikkat çeken medrese günümüzde eğitim veren tek medresedir.

Şehrin en eski yapılarından olan Ark Kalası görülecek listenizde olabilir. Bu tarihi kale yaklaşık 20 metre sur yüksekliğiyle dikkat çekmektedir. Kale eski Buhara Hanlarının yaşadığı yerdir. Müze giriş ücreti ödeyerek giriş yapabileceğiniz kalenin içerisinde sizi yapımı 18. yüzyıla dayanan Cuma mescidi karşılayacaktır. Caminin içerisindeyse geçmiş zamanlara ait Kuran-ı Kerimler bulunmaktadır. Caminin hemen karşısındaysa Han’ın misafirlerini karşıladığı bir Taht salonu bulunmaktadır. Eski şehir bölgesinde yer alan yapımı 17. yüzyıla dayanan Aziz Jan Medresesi görülmeye değerdir. Eski şehrin başında yer alan, eski  zamanlarda develerin yüklerini boşaltıldığı yer olan Leb-i Havuz meydanı görülmeye değerdir. Bu meydanda aynı zamanda kökü Özbekistan’a dayanan yakından tanıdığımız Nasreddin hoca heykeli bulunmaktadır.

Şah-ı Nakşibend, Emir Külal, Abdülhalık Gucduvâni ve daha çok sayıda İslam âliminin mezar ve türbelerini bağrında barındırması Buhara’yı Özbekistan’ın iç ve dış turizminde en önemli merkez haline getirmektedir. İki yanında bulunan Semerkand ve Hive de Buhara’nın bu konumuna güç kalmaktadır.