Oğuz Çetinoğlu

ocetinoglu1@gmail.com

Hüseyin Adıgüzel, 13,5 X 21 santim ölçülerindeki 302 sayfalık eserinde, ku kitabı yazmasının sebebini şöyle açıklıyor: ‘Milletler mücâdelesinin en keskininin yaşandığı on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyılın başında, kaderin cilvesi olarak esir düşen Türkleri, kendilerini tanımaya ve birbirlerini sevmeye çağıran, bilim alanında yükselmeyi öğütleyen, hürriyet ve bağımsızlık yolunda mücâdele etmeyi telkin eden Ali Bey Hüseyinzade hakkında, uzun yıllar Türkiye'de yaşamasına, Türkiye'de vefat etmesine ve mezarının Türkiye'de olmasına rağmen pek araştırma yapılmamış ve O’nun adına sadece bir kitap yazılmıştır. Nasipse bu ikinci kitap olacaktır. Eserleri tam olarak toplanamamış, hemen hiçbir eseri Türkiye'de yayınlanmamıştır. Bu durum, Türkiye Türkçüleri, Türk milliyetçileri adına gerçekten üzüntü verici utanılacak bir durumdur.’

Eserin ‘Giriş’ başlıklı birinci bölümünde 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar geçen zaman diliminde; İsmail Gaspıralı (1851-1934), Ali Merdan Bey Topçubaşı (1863-1934), Ahmet Ağaoğlu (1869-1939), Musa Carullah Bigi (1875-1949), Yusuf Akçura (1876-1935), Mustafa Çokay (1890-1941),  tarafından Türklüğe yapılan hizmetler kısaca anlatılıyor. Türklüğün ve Türkçülüğün Babası Ali Bey Hüseyinzâde’nin geniş bir hayat hikâyesi veriliyor.

İkinci Bölümde Yusuf Akçura’nın ‘Üç Tarz-ı Siyâset’ başlıklı makalesi hakkında Hüseyinzâde’nin ‘Turan’ başlıklı şiirle ifâde ettiği görüşü yer alıyor:

Sizlersiniz ey kavm-i Macar bizlere ihvan

Ecdadımızın müştereken menşei Turan

Bir dindeyiz biz, hepimiz hakperestan;

 Mümkün mü ayırsın bizi İncil ile Kur'ân?

 Cengizleri titretti şu afâkı serâser

Timurları hükmetti şehinşahlara yekser

Fatihlerine geçti bütün kişver-i kayser

Hüseyinzâde Ali Turan bu şiiriyle ‘Türk Birliği Mefkûresi’ni seslendirmiş oluyordu. Esâsen O, sonraki yıllarda Ebulfez Elçibey’in, ‘bir millet iki devlet’ olarak ifâde etiği, Azerbaycan-Türkiye Birliğinden başlamak üzere, bütün Türkleri bir ideal etrafında birleştirmek için Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmişti.  Düşüncesi ilmî esaslara dayandığı kadar ahlâkî bir mefkûre ihtiyacına da dayanıyordu. Çünkü Ali Bey, ilim ve sanat adamı olduğu nispette, ahlakî bir felsefeye de sâhipti.

Ne hazin bir tecellidir ki, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla altın tepsi içerisinde aynı milletin devletlerine sunulan bu fırsatın değerlendirilmesi yolunda, Hüseyinzâde’nin ebedî âleme intikalinden 80 yıl sonra bile, bir arpa boyu ilerlenememişti. Atatürk’ün, Cumhuriyetin 10. yılında Türk Birliğini hedef olarak göstermesine rağmen…

İsmet Bozdağ (1916-2013) tarafından muhteşem bir üslûpla ve bütün detayları yazdığına göre Atatürk şöyle diyordu:

Bugün Sovyet Rusya, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir. Bugün elinde tuttuğu milletler, avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. O zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idâresinde dili bir, inancı bir, öz kardeşlerimiz vardır. Onlara sâhip çıkmaya hazır olmalıyız.

Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir, hazırlanmak lâzımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprüler kurarak ve geliştirerek!

Dil, bir köprüdür; din, bir köprüdür; târih, bir köprüdür.’

Atatürk’ün siyâsî mirasçıları bu sözleri hiç hatırlamadılar. 1945 yılındaki Boraltan Köprüsü Faciâsı’nın yüzümüzdeki lekesi, yüreğimizdeki hançer yarasının izleri hâlâ silinmemiştir.

Hâriçten kısa fakat sert hatırlatmadan sonra Hüseyin Adıgüzel’in eserine dönersek Efendim, Adıgüzel, usta kalemi ile Hüseyinzâde Ali Bey’in şahsiyeti, ilmi, fikri ve mefkûresini, bütün detayları ile açıklıyor.

Bölüm başlıkları, eserin zengin içeriği hakkında fikir vermektedir: *Türkçülük Târihi ve Hüseyinzâde Ali Bey / Batı Düşüncesi ve Batının Türkçülük Târihindeki Yeri. *Türkçülük ve Türkçülüğün Târihine Notlar / Türkçülük Nedir? *Medenî (Kültür) Türkçüleri. *Hüseyinzâde Ali Bey’e Göre İslamlaşmak. *Avrupa Neydi Ne Oldu? Nasıl Bu Hâle Geldi? / Avrupa İnsanının Özellikleri Nelerdir? *Hüseyinzâde Ali Bey’in Hürriyet Anlayışı. *Hüseyinzâde’nin Sağ-Sol İdeolojiler Hakkındak Görüşleri / Sağcılar ve Solcular. *Edebiyatta Türkçülüğün Doğuşu.

Eserin son bölümünde Hüseyinzâde’nin makalelerinin özet hâlinde bibliyografyası ve hakkında yazılan makalelerle tez çalışmaları hakkında bilgiler ve Hüseyinzâde Fotoğraf Albümü var.

Arka kapak yazısında belirtildiği gibi; Türk milletinin kültür târihine, siyâsî hayatına damgasını vuran Hüseyinzâde Ali Turan Bey gibi Türk büyüklerini hatırlatmak, gelecek nesillerin onlardan faydalanmasını sağlamak maksadıyla hazırlanan eser, dalgalanmak için rüzgâr bekleyen bayrak misâli okuyucusunu bekliyor. Sâdece okumak için değil, okunup ezberlenmek ve gereği yapılmak için…

Kaynak: Kocaeli Aydınlar Ocağı