Ülkemizde kendilerine "islamcı" diyen bazı grupların zaman zaman Taliban, IŞİD ve el Kâide gibi selefi terör örgütlerine sempati duyduğu herkesin malumudur.

Bu örgütlerin en bariz ortak özelliği bugüne kadar bütün eylemlerini Müslümanlara karşı apmış olmalarıdır. Bunun tek istisnası olarak gösterilen 11 Eylül 2001 saldırıları üzerindeki sis perdesi aralanabilmiş değildir.

11 Eylül günü, Amerika Birleşik Devletleri'nde iç sefer gerçekleştiren dört yolcu uçağı, el-Kaide üyesi 19 kişi tarafından kaçırıldı. American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçuşu ile United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçuşu, New York'ta bulunan Dünya Ticaret Merkezi'nin sırasıyla kuzey ve güney kulelerine çarptı. İki saat içinde 110 katlı her iki bina da çökerken, Dünya Ticaret Merkezi'nin de arasında bulunduğu çevresindeki bazı yapılar yıkıldı ve bazıları hasar gördü. Kaçırılan üçüncü uçak, American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçuşu, Virginia eyaletine bağlı Arlington County'de yer alan Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı karargâhı Pentagon'a çarptı. Saldırı sonucunda binanın batı cephesinin bir kısmı yıkıldı. Kaçırılan dördüncü uçak olan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçuşu ise Washington, DC'yi hedeflemişti. Ancak yolcuların uçağı kaçıranlara yaptığı müdahale sonrasında uçak, Pensilvanya eyaletindeki Shanksville yakınlarına düştü. Uçaklardaki 19 hava korsanı ve 227 kişi de dahil olmak üzere saldırılar sonucunda 2.996 kişi hayatını kaybetti. FBI tarafından yürütülen araştırma neticesinde saldırıları gerçekleştiren kişilerin, Usame bin Ladin'in liderliğindeki el-Kaide ile bağlantılı olduğu iddia edildi.

ABD bu saldırıları bahane ederek Ortadoğu'da birçok cinayet işledi, Afganistan'ı da güya el Kâide'ye karşı savaşmak için işgal etti. Usame'nin öldürüldüğü iddia edildi ama cesedi ortada yoktu. Güya deniz dibine gömülmüştü.

İşin aslına gelince Usame, ABD'nin dostu Suudi Arabistan kraliyet ailesindendi. Muhtemelen ABD'nin adamıydı. Belki de yeni bir kimlikle ABD'de hayatını yaşıyordur.

İşte bu Müslüman el Kâide, "İslamcı" kesimin milliyet fikrinin ırkçılık olmadığını anlamasına yardımcı olduğunu düşündüğümüz "Diriliş, Ertuğrul" dizi filmi hakkında bir fetva yayımlamış. Fetvayı onları iyi tanıyan  Halid Abdurrahman'ın sitesinde gördük:

El Kaide’den ‘Diriliş Ertuğrul’ fetvası

El Kaide’nin Yemen’deki yapılanmasının önde gelen din adamlarından Ebu Abdullah el Hadrami, (Yemen’in Hadramevt bölgesinden) kendisine “Diriliş Ertuğrul” dizisiyle ilgili soruyan soruya cevap verdi.

Örgüte müzahir sosyal medya ağlarınca servis edilen fetvada Ebu Abdullah el Hadrami, sıraladığı 7 maddeyle “Diriliş Ertuğrul” dizinini izlemenin dinen caiz olmadığını ifade ediyor.

El Kaide’nin Yemen’deki yapılanması olan Ensaru’ş Şeria’nın kadılarından olan El Hadrami’nin sıraladığı 7 madde özetle şu şekilde:

1- Dizi içinde İbni Arabi’nin meşrulaştırılması, ideolojisinin İslam’ın bir parçası gibi gösterilmesi.

2- Dizide rol alan kadınların baş ve boyun bölgelerinin açık olması, kadın ve erkeklerin birçok sahnede birlikte rol alması/hareket etmesi.

3- Önemli tarihi şahsiyetleri (Ertuğrul gibi) İslam dininde haram ve yasak olan aşk hikayelerine dahil etmek.

4- Haram olan müzik aletleri.

5- Müslümanların kendi tarihlerini güvenilir kaynaklardan öğrenmek yerine bu tür gerçeği yansıtmayan/çarpıtılmış dizilere yönelmeleri. Tarihi araştırmalardan alıkoyması.

6- Vakit öldürmekten başka bir faydası olmaması, Ahiret için hiçbir fayda sağlamaması.

7- Yasaklanmış dini ritüeller içermesi, Müslümanlardan olan nesillerin dizideki karakterlere özendirilmesi, bidat ve şirkler barındırması ve meşrulaştırılması.

Ebu Abdullah el Hadrami’nin fetvasından derlenen bu metinde belirtilen diğer bir dikkat çekici nokta ise, “İslam alimlerinden kimsenin bu türde diziler içinde rol almaya, diziyi yayınlamaya, ve izlenmesine cevaz vermeyeceği” ifadesidir.