Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28 Şubat davasında yakalama kararı verilen 14 sanıktan beşi bugün İstanbul'da gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, yakalama kararıyla ilgili bugün saat 10.00 sıralarında eş zamanlı operasyon yaptı.

Sanıklardan o dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, o dönemin Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Aydan Erol, o dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç ve o dönemin Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Başkanı Tümgeneral Kenan Deniz gözaltına alındı ve kararın okunmasının ardından Silivri Cezaevi'ne gönderildi. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Saner ise İstanbul'da Silivri Emniyeti'ne giderek teslim oldu. Adliyeye sevk edilen Saner de işlemlerinin ardından aynı cezaevine konuldu.

Emekli Tuğgeneral İdris Koralp yakalama kararının ardından Bakırköy Adalet Sarayı'na giderek teslim oldu. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Koralp, tekrar adliyeye getirildi ve infaz işlemlerinin tamamlanmasının ardından Silivri Cezaevi'ne gönderildi.

Emekli orgeneral Çetin Doğan ile dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir dün cezaevine konulmuştu. Dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı emekli Korgeneral Hakkı Kılınç, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki evinde gözaltına alınarak Alanya L Tipi Kapalı ve Açık Cezaevine gönderilmişti.

Ankara'da bulunan Cevat Temel Özkaynak, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri ve Yıldırım Türker de, cezaevine gönderilmişlerdi.

Sanıklar, 1997'den itibaren sivil kurumlar üzerinde baskı kurarak her inancı irtica olarak nitelemişlerdi. İHL mezunlarının üniversiteye girmesini engellemeye yönelik katsayı düzenlemesi yaptırmışlardı. Başını örten kız öğrencilerin üniversitelere girişini irtica olarak niteleyip yüksek yargı ve yüksek öğretim kurumlarını da istedikleri gibi yönlendirmişlerdi. Emekli general Çetin Doğan baskıcı zihniyeti mütevelli heyetine atandığı Kazakistan'daki Ahmet Yesevi Kazak Türk Üniversitesi’ne de taşımıştı.

Fikirlerini brifinglerle kabul ettiren rütbelilerin baskıları sonucu millet askerinden soğutulmuş, durumu iyi kullanan siyasetçilere iktidar yolu açılmıştı. O iktidar halen işbaşında.

12 Eylül 1980 darbesini yapan Kenan Evren ve arkadaşları ölerek cezadan kurtulmuşlardı. 28 Şubatçılar onlar kadar şanslı çıkmadı.