Kazakistan’da bugün, diktatör Josef Stalin dönemindeki baskıların kurbanı olan Kazakların hatırlandığı Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü kaydediliyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, bu acı günün yıldönümünde, tarihin trajik sayfalarının, milli kimliğin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ve siyasi baskı ve açlık kurbanlarının hatırasının yüzyıllarca yaşayacağını ifade etti.

Kazakistan’da 31 Mayıs tarihi her yıl Siyasi Baskı, Sürgün ve Açlık Kurbanlarını Anma Günü olarak anılıyor. Bu vesileyle mesaj yayımlayan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, geçen yüzyılın ilk yarısındaki siyasi baskıların, eski Sovyetler Birliği’nde milyonlarca insanın hayatını mahvettiğini belirterek, Kazakistan’da yüz binden fazla insanın haksız yere mahkum edildiğini, bunlardan yaklaşık dörtte birinin ölüm cezasına çarptırıldığını kaydetti.

Tokayev yaptığı açıklamada, “Milletimiz, gen havuzuna büyük zarar veren ölümcül bir açlık yaşadı. Dizginsiz kolektivizasyon, Büyük Bozkır’da, küresel nitelikte insani felaket haline gelen benzeri görülmemiş bir faciaya yol açtı.” ifadelerini kullandı.

Kazak halkının en zor sınavlardan geçerek ruhen güçlendiğini, birlik ve beraberliğinin güçlendiğini, bu tür trajedilerin bir daha asla yaşanmaması için her şeyi yapacaklarını belirten Tokayev, “Tarihin trajik sayfaları, milli kimliğimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Dolayısıyla siyasi baskı ve açlık kurbanlarının hatırası yüzyıllarca yaşayacak.” diye kaydetti. Ülkesinin 1991’de bağımsızlığını kazanmasıyla siyasi baskı kurbanlarının rehabilitasyonu kanunu kabul edildiğini anımsatan Tokayev, geçen yıl, siyasi baskı mağdurlarının rehabilitasyonunu tamamlamak için bir devlet komisyonunun kurulduğunu bildirdi.

31 Mayıs’ta SSCB ve dünya tarihinin en kanlı diktatörlerinden Josef Stalin döneminde suni açlık, toplu baskılar, sürgünler sonucu hayatını kaybeden milyonlarca suçsuz insanı anma günü olarak kabul ediliyor. 1917 nüfus sayımına göre Kazak Türklerinin sayısı 6 milyonun üstündeyken, 1939 nüfus sayımına göre bu sayı 2 milyon 300 bine gerilemişti.

Kaynaklara göre Kazakistan’da 1919-1922 yılları arasında yaklaşık 1 milyon, 1930-1933 yılları arasında ise 1 milyon 750 bin (nüfusun yüzde 40’ı) Kazak Türkü açlıktan ve totaliter rejimin acımasız yönetimine ayaklanmaları sebebiyle kurşuna dizilmek suretiyle öldürüldü.

20. yüzyılda Kazakistan topraklarında GULAG sisteminin (Sovyetler Birliği’nde Stalin döneminde milyonlarca insanın “halk düşmanı” suçlamasıyla cezalandırılmak üzere gönderildiği kamplar) en büyük kampları olan ALJİR, Steplag ve Karlag kampları bulunuyordu. Kazakistan o dönemde ülke genelinde faaliyet gösteren 953 kamp ve hükümlüler için özel yerleşim yeriyle bir büyük cezaevine dönüşmüştü. Baskı yıllarında Kazakistan’a 5 milyondan fazla insan sürgün edildi. Bazı verilere göre kamplara gönderilenlerin sayısı resmi verilerin çok üstünde.

1921-1954 yılları arasında Kazakistan’da 100 bin kişi cezalandırılırken, bunlardan 25 bini kurşuna dizildi. Daha sonra insanların toplu şekilde gömüldüğü yerler ortaya çıkmaya başladı. 1930-1940 yıllarında Kazakistana halklar sürgün edildi. 1937 yılının sonbaharında Kazakistan’a yüzbinlerce Koreli, Türk, İranlı ve Azerbaycanlı sürgün edildi. Ayrıca 2. Dünya savaşında ülkeye Kırım Tatarları, Almanlar, Yunanlılar, Çeçenler, İnguşlar, Karaçay, Balkar ve diğer halklar sürüldü.

Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden hemen sonra kabul edilen ilk yasalardan biri de 14 Nisan 1993 tarihli “Toplu Siyasi Baskı Kurbanlarının Rehabilitasyonuna İlişkin” yasası oldu. Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 1997 yılında imzaladığı kararla 31 Mayıs’ı Siyasi Baskı ve Totaliter Rejim Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etmişti.

Kaynak: Kırım Haber Ajansı