Pentagon sözcüsü John Kirby, 5 Şubat'ta Biden yönetiminin önceki başkan Trump zamanında alınan kararlara uygun olarak Türkiye'yi uluslararası F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programından dışlama politikasını sürdürdüğünü belirtmişti.

Pentagon yetkilileri , NATO müttefiki olan Türkiye'yi Rusya'dan S-400 hava savunma sistemini satın aldığı için F-35 programında olmayacağını belirtmişlerdi. Türkiye'nin Rusya'da yaptığı satın almanın Amerikan askeri bilgilerini riske attığı iddia ediliyordu. Trump yönetimi, dünyanın dört bir yanındaki askerler tarafından kullanılacak gelişmiş bir savaş uçağının, aynı uçakları vurmak için tasarlanmış bir karadan havaya füze sistemiyle bir arada var olamayacağına inanıyordu.

Hatta ABD yetkilileri, yalnız S 400 değil, Rusya'dan her tür askeri malzeme satın alınmasını da kendileri için tehdit olarak kabul ediyorlardı. Ancak  Yunanistan'dan Irak ve Suriye'deki PKK yapılanmalarına kadar cömertçe askeri malzeme hibe eden ABD, Türkiye'ye parasıyla askeri malzeme ve askeri teknoloji vermeye yanaşmıyordu.

F 35 programında ABD dışında F-35 motorlarının bakım, onarım ve son montaj, kontrol hattı kurulmasıyla ilgili Türkiye’nin görevlendirilmişti. Motorda Türkiye, gövde konusunda ise İtalya, ABD dışında seçilmiş ülkeler olmuşlardı.

Sonuçta beklenen oldu: ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye'nin 2006 yılından bu yana ortak olduğu F-35 programından resmi olarak çıkarıldığına dair Ankara'ya bilgi verildiğini açıkladı. Parasını ödediğimiz ve pilotlarımızın eğitim maksadıyla kullandıkları uçakların ödeme iadelerinin nasıl olacağı halen belirsizliğini koruyor.