China Daily’de 6 Ocak’ta Doğu Türkistan’daki Uygur Türkü kadınları kısırlaştırmaya yönelik yöntemlerin uygulandığına dair bir haberin yer alması, Çin hükumetini köşeye sıkıştırmıştı. Söz konusu haberin ardından Çinli yetkililer, konu ile ilgili bir açıklama yayımladı.

Çin’in ABD Büyükelçiliği, Çin’in skandal uygulamasına dair itiraf niteliğindeki açıklamasında, korkunç bir gerekçe öne sürdü. Habere ilişkin açıklamasını 8 Ocak’ta Twitter’dan paylaşan ABD’nin Çin Büyükelçiliği, kısırlaştırma uygulamasını “kadınları özgürleştiriyoruz” ifadeleriyle savundu.

Twitter, Çin’in ABD Büyükelçiliğinin, üremenin önüne geçmeyi bahane göstererek, Uygur Türklerini kısırlaştırdırıldığına dair itiraf ve savunma içeren skandal paylaşımını kaldırdı. İnsan hakları ihlallerinde sınır tanımayan Çin yönetiminin resmi makamları, Uygurların kısırlaştırılmasına yönelik gün yüzüne çıkan uygulamaları, “Uygur kadınlarını özgürleştiriyoruz” ve “onları bebek yapma makineleri olmaktan kurtarıyoruz” gibi ifadelerle övmüş ve savunmuştu.

Çin yönetiminin, Doğu Türkistan’daki sistematik hak ihlalleri ve soykırıma varan faaliyetleri günden güne artarken, Doğu Türkistan’daki Uygur Türkü kadınların, doğurganlığını azaltmaya yönelik yöntemlerin uyguladığının ortaya çıkmasının ardından, Çinli yetkililerden 7 Ocak’ta gelen resmi açıklamalar gündem oldu. Çin’in ABD Büyükelçiliği, bu kısırlaştırma uygulamasını “kadınları özgürleştiriyoruz” ifadeleriyle savundu. Twitter, Çin hükumetinin Uygurlar arasında “Cinsiyet eşitliği”, “Uygur kadınları özgürleştirdiğini” ve “onları bebek yapma makineleri olmaktan kurtarma” amacıyla uygulandığını öne sürdüğü paylaşımını “Çin’in Uygur halkına karşı insani niteliklerden yoksun bırakma çabası” olarak değerlendirdi.

Twitter tarafından, Çin’in ABD Büyükelçiliğinin 7 Ocak sabahı yaptığı ve 8 Ocak akşamı kaldırılan paylaşımın altına “Bu paylaşım Twitter kurallarını ihlal etmiştir.” ibaresi konuldu, paylaşım daha sonra tamamen kaldırıldı.

Çin’in belgelerine dayandırdığı raporunda, 2018 yılında kısırlaştırılan Doğu Türkistanlı kadınların sayısının, 2016 rakamlarına kıyaslandığında 5 kat arttığı ifade ediliyor. Çin hükumetine ait resmi belgelere bakıldığında Doğu Türkistan’da 2016 yılında her 100 binde 50 kadın kısırlaştırılırken, 2018’de bu rakamın 250’ye çıkmış durumda. Zenz, Birleşmiş Milletler’in tanımlamasına göre Pekin hükümetinin belli azınlıkları hedef alan doğum oranını azaltmaya yönelik bu hareketinin soykırım olarak nitelendirildiğini ifade ediyor.

Tarihin en eski devirlerinden beri yaşadıkları Doğu Türkistan Uygur ve Kazak Türklerine zindan olmuş durumda. Çin ile ekonomik bağları olan  ülkeler ise bu duruma sessiz kalmaya devam ediyorlar. Hatta Türkiye’de çok bilinen, örnek bir Çin malı gibi Uygur ve kazak Türklerini teröristlikle suçlayanlar bile var.

Böyle bir ortamda Çin ile suçluların iadesi anlaşması yapılmasının kimin ne işine yarayacağı belli. Çin’in bize iade edeceği suçlu yok sayılır. Ancak Çin bizden öz kardeşlerimizi uydurma suç dosyalarıyla istediğinde dünyalık için kardeşini satacak hainlerimiz mebzuldür.

china-suclu-iade

Yorum Yapın

Yapılan Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış