Orta Asya'nın hızla gelişen ülkelerinden ve dünyanın 30 gelişmiş ülkesi arasına girmeyi hedefleyen Kazakistan, bağımsızlığının 29. yılını kutluyor.

Kazakistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasının ardından 16 Aralık 1991’de bağımsızlığını ilan etmesiyle Orta Asya’da Nursultan Nazarbayev liderliğinde yeni bir Türk cumhuriyeti kuruldu.

Ülkenin bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Türkiye oldu.

SSCB'nin uzun yıllardır nükleer deneme sahası olarak kullandığı Kazakistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra ilk adım olarak Semey Nükleer Deneme Sahası'nı kapattı.

Azınlıkta olan Kazak nüfusu, dünya Kazaklarını davet ederek çoğunluk haline getirdi.

Cumhurbaşkanı olabilme şartları arasına "Kazak dili bilme" mecburiyeti konuldu.

Rusya ve Türk cumhuriyetleri ile Türkiye arasında pürüz olduğunda Nursultan Nazarbayev problemi kaldırmaya yardımcı oldu. Özellikle bu ağırlığınıSuriye'de düşürülen Rus uçağı meselesinde kullandı.

Bağımsızlığın kutlu olsun Kazakistan'ımız. Devletin ebedi olsun.

Sovyetler Birliği, Kazakistan’da 1930’lu yıllarda Ukrayna’daki Holodomor ile eş zamanlı olarak kollektifleştirme ve iskan uygulamasıyla büyük bir planlı kıtlık ve yüz binlerce Kazak Türkünün ölümüne sebep oldu.

1980’li yıllara gelindiğinde ise yönetimde yaşanan bir değişim, Kazakların sokaklara dökülmesine sebebiyet verdi. Dönemin Sovyetler Birliği Genel Sekreteri Mihail Gorbaçev’in Kazakistan Komünist Partisi’ne Kazak kökenli Dinmuhammet Kunayev yerine Rus kökenli Genadi Kolbin’i ataması büyük bir tepkiye yol açtı. 16 Aralık 1986’da, Kazakistan’ın o dönem başkenti olan Almatı’da olaylar patlak verdi. Jeltoksan, ayrıca Kazakça “Aralık” ayının adıdır.

16 Aralık’ta 200-300 kadar öğrenci Almatı’daki Brejnev Meydanı’nda toplandı. Buradaki Komünist Partisi önüne gelen öğrenciler, daha sonra halkın da kendilerine dahil olmasıyla bin – bin 500 kişiye ulaştılar. Kalabalık parti binasına girerek binayı ele geçirdi. Sovyet Rus emperyalizminin yayın organı TASS “Milliyetçilerin kışkırttığı bir grup öğrenci sokakları işgal etti. Polise saldırdı. Yiyecek deposunu ateşe verdi ve yöre halkına saldırdı.” şeklinde asparagas haberler ile olayları saptırmaya çalıştı.

Meydanı çembere alan güvenlik güçlerine müdahale emri verilse de olaylar yatıştırılamadı. Olaylar bir isyana dönüştü ve Çimkent, Karağandı gibi şehirlere de yayıldı. Olaylar ancak üç gün sonra 19 Aralık akşamında bastırılabildi. Çeşitli rakamlara göre olaylara 5 bin ile 15 bin arasında gösterici katılmıştı. Birçok kaynağa göre 200’ü aşkın kişi öldürüldü. Bunların birçoğu OMON güçleri tarafından infaz edildi. Tutuklananların sayılarının ise en az bin civarında olduğu belirtiliyor.

Jeltoksan Olaylarına karışan kişilerin cezaları Kazakistan bağımsızlığını kazandıktan sonra derhal affedildi. Jeltoksan Olayları, bugün “16 Aralık Bağımsızlık Bayramı” adı altında halen anılıyor.