Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Arınç yaptığı açıklamada, "Benim konuşmamın, şahıslar üzerinden farklı zeminlere kaydırılması sebebiyle, reform çalışmalarını engelleyeceğine dair kaygılandığımdan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevinden ayrılmamın daha uygun olacağına karar verdim" dedi.

Arınç'ın açıklamasının ardından İletişim Başkanlığı da istifanın kabul edildiğini duyurdu.

Arınç'ın düşüncelerini ve mazisini eskiden beri herkes bilir.  Onu atayanların bunu bilmemesi mümkün müdür? Buna rağmen oğlunun milletvekili yapılması, kendisinin Yüksek İstişare Kurulu üyeliğine atanmasının yegane faydası birkaç gün olumsuz gündem konularını unutturmuş olmasıdır. Zararı ise birkaç yıl sonra ortaya çıkacaktır.

Arınç açıklamasında "Asla bu ithamları kabul etmiyorum ve reddediyorum. Börü için döktüğüm göz yaşı da terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya yönelik sözlerim ve tavrım da bellidir. Yine aynı televizyon programında dile getirdiklerim, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle yönlere çekildi. Oysaki programda görüşümü, YİK üyesi değil, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim." demiş. Yani bu ikisi farklı kişiler midir? Bu sözler suç özelliği taşıyor olsa Yüksek İstişare Kurulu üyesi Arınç değil, eski TBMM başkanı Arınç mı yargılanacaktır?

Anlayanlar anlamayanlara anlatsın lutfen...