Kelbecer’in Vank köyünde Ermenilerin Dadivank dedikleri kilise kompleksi şimdiden Rusya’nın gündemine girdi. Konu o kadar abartılı ki Rusya Cumhurbaşkanı Putin bunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü. Sanki bu kilise Kudüs'teki El Aksa Camii statüsüne sahip.

Rusya'nın, Ermenilerin her talebine böyle duyarlı yaklaşımı soruları gündeme getiriyor. Ağdam, Zangilan ve Gubadlı'daki camiler domuz ve inek ahırına dönüştürülmüştü ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği teşkilatı (AGİT) eş başkanı Rusya da bunu biliyordu. Herhangi bir tepki duymadık.

Rusya, 28 yıldır bugüne kadar 1 milyon Azerbaycanlının çadırlarda ve kırlarda yaşadığı gerçeğini hiç yorumlamadı. 1993-2005 yıllarında her komşu ülke ve milletlerarası kuruluş bölgede mülteci çadırlarına sahipken, Rusya Acil Durumlar Bakanlığı'ndan herhangi bir yardım görmedik. Şimdi bütün Rus birimleri Ermenilere yardım ediyor.

Fuzuli, Cebrayil, Ağdam, Zangilan, Güdadlı yeryüzünden silindi. Diğer bölgelerin tabii varlıklarını ve binalarını yakıyorlar. Rusya'da bunlar hakkında hiç konuşan yok.

Öte yandan Putin veya Dışişleri Bakanı Lavrov, en büyük Ermeni kilisesinin Bakü'nün merkezinde yer aldığını ve her yıl milyonlarca kişi tarafından ziyaret edildiğinin ve herkesin dini bir tapınak olarak gördüğünün çok iyi bilirler.

Dadivank Manastırı ise, yüzlerce yıldır Azerbaycan'ın Vang köyündedir. Dini tapınakların, kiliselerin ve camilerin yasaklandığı veya kısıtlandığı Sovyet döneminde Vang'daki Azerbaycanlı Müslüman nüfus tarafından korunuyordu. Ermenilerin aksine içinde koyun ya da inek bulundurmazlardı. Vang, 55 evden meydana bir köydü ve köyde ve çevresinde Ermeniler yaşamıyordu. Bunu herkes bilir.

Aksine, köyün bir sakini olan Babaşov Yusif, kilisenin koruyucusuydu ve kilisenin temizliğinden ve korunmasından sorumluydu. Evi de kilisenin 10 metre solundaydı. Şimdi evi Ermeniler tarafından ateşe verildi ve çocukları onu televizyondan izledi. Bu iki katlı yanan ev, Bagirov Yagub ve Bagirova Fazila'nın evidir. Ermeniler  evin arduazını basit fayanslarla değiştirdiler ve orada yaşadılar. Şimdi, kaçtıklarında evleri ateşe verildi. Malasov Yelmar Abdullaoğlu'nun evi yakınlarda ateşe verildi. Diğer tarafta Bagirov Gasim Mirsayyadoğlu'nun evi ateşe verildi. Bir de Hamza'nın evi. Bütün bunlar Rus barış güçlerinin önünde oluyor. Neden müdahale etmiyorlar?

Köydeki grubun komutanına göre, Peder Hovanes'in (rahip) arzusuyla burada bir karakol kurar ve kiliseyi korurlar. Orada Azerbaycanlılar yoksa kiliseyi kimden koruyorlar?

Ayrıca, aynı Hovaneslerin tabancalı görüntüsü, artık dünyanın dört bir yanındaki web sitelerinde bir din adamı olarak değil, bir din adamı gibi giyinmiş bir Ermeni milliyetçisi olarak ama bir katil olarak yayılıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü Konaşenko'ya göre, görev yerel halkın talebi üzerine kuruldu. Yerliler kimler? Vanglıların evine yasadışı bir şekilde yerleşen ve işgal eden suçlular. Şimdi  evleri de yakıp kaçıyorlar. O zaman Konaşenko ne tür yerel halkı kastediyor?

Kelbecer bölgesinin statüsünü Ermeniler mi belirliyor? Öyleyse üçlü anlaşma nerede?

Vanglılar yarın köylerine geldiklerinde köylerine girmek için bu görevlilerden izin mi alacak?

Köylüler zaten mutsuz ve üzgün. O halde kiliseyi kim korumak isterse gidip köyün girişine değil kilisenin girişine bir tank koysun. Sonuçta kiliseyle ne yapacağız? Kilise de köyümüzün bir parçasıdır.

 

Elxan Mehdiyev

Siyasi Uzman

(moderator.az)

loading...
Yorum Yapın

Yapılan Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış