Binlerce yıldır hastalıkları tedavi etmek amacıyla kullanılan çörek otu, bereket tanesi olarak da anılan çok özel bir bitki. Tarih boyunca önemli kişiler tarafından kullanılmış ve halka da kullanmaları öğütlenmiş. Çörek otunun sağlığa yararının ilk savunucularından olan tıbbın babası Hipokrat, bu otu karaciğeri güçlendirmenin yanı sıra akrep ve yılan sokmaları, cilt yaraları, enfeksiyon ve soğuk algınlığını tedavi etmek için kullanmış.

Asırlar sonra İbni Sina da çörek otunun yorgunluk ve uyuşukluğu önlediğinden, metabolizmayı hızlandırdığından bahsetmiş. Kleopatra da doğal saflık ve güzelliğe kavuşmak için kullanmış.

Anavatanı Asya'nın güneybatısı olsa da çörek otu günümüzde Hindistan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi birçok ülkede yetiştirilmekte ve sıklıkla kullanılmaktadır.

Eskilere göre çörek otu, "ölüm dışında her derde deva"dır. Çörek otunun öksürük, baş ağrısı, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, romatizma, bağışıklık kaybının neden olduğu hastalıklar ve kanser tedavisinde etkin olduğu söylenmektedir. Emziren anneler tarafından da anne sütünü artırmak, vücudun dirençli olmasını sağlamak ve lohusalık depresyonunu önlemek için kullanılmaktadır.

Bilinen faydalarının yanında özellikle son yıllarda çörek otu ile ilgili yapılan araştırmaların sayısının arttığı ve kan şekeri ile kan yağları üzerinde oluşturduğu olumlu etkilerin ispatlandığı konunun uzmanları tarafından ifade ediliyor. Bu etkilerle de birçok kronik hastalığı önlemeye yardımcı olabileceği ileri sürülüyor.

Çörek otunda bulunan, sağlıklı doymamış yağ asitleri olan omega 3 ve omega 6'lar mükemmel bir dengeye sahip. Bu denge sayesinde prostaglandin E1 adı verilen yağ bileşenleri üretilir. Bu bileşen bağışıklık sistemini güçlendirir, kan damarlarını genişleterek yüksek tansiyonu önler, bronşları açarak alerjiyi engeller. Bunun yanında kilo vermekte ciddi güçlük çeken insülin direncine sahip bireyler ve hipotiroid hastalarında kilo kaybını sağlamak için birebirdir. Çünkü prostaglandin E1, tiroid hormon salınımını artırarak metabolizmayı ateşler.

Çörek otu, kolesterol ve tansiyonun yükselmesini engelleyici etkisiyle damarlardaki kan akışını hızlandırır ve kalbi korur. Yapılan bilimsel çalışmalar çörek otunun yapısındaki uçucu yağda bulunan temel bileşenlerin kötü huylu LDL kolesterolü ve toplam kolesterolü düşürücü, iyi kolesterol olan HDL'yi artırıcı etkisini desteklemektedir. Bunu safrayla kolesterol atımını artırarak veya kolesterolün üretimini baskılayarak sağladığı düşünülmektedir. 12 hafta süren bir çalışmada günde 2 gram çörek otu tüketiminin hem toplam kolesterolü hem de LDL kolesterolü düşürdüğü belirtilmektedir.

Çörek otu protein ve su içeriği ile cildin kurumasını önleyerek gün boyunca nemli kalmasını sağlar. Bu sayede cilt parlak ve canlı bir görünüme kavuşur. Cildin yapısında bulunan protein yapının daha aktif çalışmasını sağlayarak akne ve sivilce oluşumunu önler, ciltte oluşan yaraların, sedef, dermatit gibi deri hastalıklarının hızla iyileşmesini sağlar.

Toksinler, ilaçlar, kimyasallar gibi vücuda dışarıdan alınan yabancı maddelerin uzaklaştırıldığı organ karaciğerdir. Çörek otu aktif bileşenleriyle karaciğerde hasar oluşturan maddelerin girmesini önler ve buradaki toksik madde oluşumunu engeller.

Çörek otu özellikle deri, akciğer, meme, pankreas ve kolon kanserlerine karşı etkili olabilir. Bu etkiyi hücrelerin antioksidan kapasitelerini artırıp tümör hücrelerinin büyümesini engelleyerek sağladığı düşünülmektedir. Bir çalışmada da en agresif beyin tümörlerinden biri olan gliablastoma hücreleri ile savaşmada çörek otunun etkili olabileceği iddia edilmektedir.

Çörek otunda timohidrokinon bileşeni, enzimatik reaksiyonlar yoluyla beyinde sinir iletiminde görevli bir nörotransmitter olan asetilkolin aktivitesini artırır. Özellikle konsantrasyonu zor sağlayan bireylerde kolay odaklanmayı sağlar ve hafızayı güçlendirir. Alzeihmer, Parkinson gibi sinir sistemi hastalıklarına karşı koruyucu özellik gösterebilir.

Çörek otu vücutta stres oluşturarak hasara yol açan serbest radikal moleküllerine karşı antioksidan sistemi harekete geçirir. Bunu sağlayan en özel bileşeni timokinon olsa da bunun yanında vücuttaki yabancı maddeleri yok eden moleküller olan karvakrol ve flavonoller de antioksidan kapasite oluşumuna katkı sağlar. Çörek otunun pankreasın insülin üreten hücreleri olan beta hücrelerinde radikallerin oluşturduğu stresi azaltarak insülin direncini önlediği ve hızlı kilo kaybını desteklediği yönünde de bir çalışma bulunmaktadır.

Çörek otunun balla beraber tüketimi organlar üzerindeki stresi azaltmada, metabolizmayı hızlandırmada ve vücut ağırlığını azaltmada daha etkindir. Balla çörek otunu karıştırırken tanelerin öğütülmüş olmasında fayda var.

Çörek otu yağı ve ekstratlarının kullanımının alerjik veya toksik etkiler oluşturabileceği düşünülmektedir. Ayrıca yağ ve ekstratların hamilelerde, kan sulandırıcı ilaç kullananlarda ve insülin alan bireylerde kullanımının güvenilirliğine dair şüpheler bulunmaktadır. Böyle bir riski olmayanların günde bir yemek kaşığı kadar çörek otunu balla tüketmeleri tavsiye edilir.

loading...
Yorum Yapın

Yapılan Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış