Türk Dil Kurumu’nun Kuruluşunun 88. Yıldönümü - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Türk Dil Kurumu’nun Kuruluşunun 88. Yıldönümü

Bugün Atatürk’ün talimatıyla 12 Temmuz 1932’de kurulan Türk Dil Kurumunun kuruluşunun 88. yıl dönümü.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in kuruluşun 88. yılına özel yayımlanan kutlama mesajında Türk Dil Kurumunun kuruluş amacının “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek” olduğu vurgulandı.

Türk Dil Kurumunun, 88 yıllık köklü birikimiyle millî servetimiz Türkçenin geliştirilip korunmasına yönelik hizmetlerini sürdürmekte olduğu belirtilen açıklamada, kuruluş ilke ve amaçlarından taviz verilmeden Türk dili üzerindeki çalışmalara titizlikle devam ettiği belirtildi. Kurumun yürüttüğü bilimsel çalışmaların, geniş bir yelpazede sunduğu 1.300’den fazla kitap, okurlarıyla buluşan 3 süreli yayın ve zengin ihtisas kütüphanesiyle Türkiye’nin en köklü kültür kurumlarından olduğuna dikkat çekildi.

Son yıllarda sözlük çalışmalarının sanal ortama aktarılması hususunda da önemli adımlar atan Türk Dil Kurumunun, 2020 yılının başında taşınabilir cihazlar için Türkçe Sözlük uygulamasını da hizmete sunduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Kurumumuzun 88. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türkçe için emek veren herkesi saygı ve minnetle anıyor, tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Türk Dil Kurumu, Atatürk’ün dilimizi yabancı diller boyunduruğundan kurtarma maksadıyla yaptığı ve yanlış olduğunu farkedince durdurduğu sadeleştirme çalışmalarını Atatürk’ün ölümünden sonra “öztürkçecilik” adıyla devam ettirerek Türkçeye çok sayıda uydurma kelime soktu. Bu yüzden hem nesiller arasında dil ve kültür bağına zarar verildi hem de Türk dünyasında kullanılan Türk lehçe ve şiveleri ile Türkiye Türkçesi arasındaki farklar büyüdü. 1920’li yıllarda Ömer Seyfeddin’in ve Özbekistan’da “Çolpan” mahlasıyla tanınan Abdülhamid Süleymanoğlu’nun eserleri arasındaki dil birliğini Nurullah Ataç’la Gafur Gulam eserlerinde bulmak mümkün değildir.

TDK zamanla sol kesimin arpalığı haline gelmiş; kendilerinden olmayanı, kendileri gibi düşünmeyeni ihraç eden bir dernek halini almıştı. Bunun en güzel örneği uydurma kelime kullanımına karşı olan Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş’ın kurumdan ihraç edilmesidir.

Yazar Oğuz Atay’ın 1978 yılında Türk Dili Dergisi’ne gönderdiği hikaye üzerindeki editöryal çalışma, dönemin edebiyat anlayışını gözler önüne sermektedir. Oğuz Atay’ın hikâyesini dil politikasına uygun bulmayan dergi, metin üzerinde hoyratça değişiklikler yapmıştı.

1980 sonrası akademik bir yapıya kavuşması maksadıyla değişiklikler yapılan TDK, halen eski alışkanlıklarından tam olarak vazgeçebilmiş değildir.

Son Güncelleme : 13 Temmuz 2020

Milli Güç

Milli Güç

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın