Azerbaycan Dışişleri Bakanı İslam İşbirliği Teşkilatı Sanal Toplantısında - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Azerbaycan Dışişleri Bakanı İslam İşbirliği Teşkilatı Sanal Toplantısında

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Mammadyarov’un İslam İşbirliği Örgütü (İKÖ) Cemmu ve Keşmir ile ilgili Temas Grubu’nun sanal toplantısına katıldı. Toplantıda Azerbaycan’ın durumunu ifade eden Elmar Mammadyarov; “Ermenistan askeri saldırısının bir sonucu olarak, Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi bölge de dahil olmak üzere Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının yüzde 20’si işgal edildi ve bir milyondan fazla insan mülteci ve ülke içinde yerinden olmuş kişiler oldu.” dedi.

Bakan, Azerbaycan tarihi ve İslami miras üzerine birçok eser de dahil olmak üzere, Azerbaycan’ın işgal altındaki bölgelerindeki birçok tarihi, kültürel ve dini anıtın vahşice yok edildiğini söyledi.

“Azerbaycan hükümeti, ilgili BM Güvenlik Konseyi ve ECO kararları temelinde Ermeni-Azerbaycan Dağlık Karabağ anlaşmazlığının barışçıl çözümüne bağlı kalmaya devam etse de,  toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tam olarak geri kazanmak için gerekli bütün araçları kullanma hakkını saklı tutuyor.”  diyen Bakan, Hindistan’ın Keşmir’deki zulmüne de değindi:  “Milletlerarası toplumun sorumlu bir üyesi olan Azerbaycan, uluslararası hukuk ve normlara ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası insancıl hukuka tam saygı ile Cammu-Keşmir meselesini barışçı çözümünü desteklemektedir.”

“Cammu-Keşmir ile ilgili çözülmemiş bütün meselelerin barışçı çözümü,  geniş Güney Asya bölgesinde barışın ve güvenliğin sağlanması açısından özel önem taşıyor.  İslam İşbirliği Teşkilatı Cammu-Keşmir İrtibat Grubu’nun bir üyesi olarak, bu formatı, ilgili Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı kararlarından kaynaklanan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin yükümlülüklerinin uygulanmasını gözden geçirmek için önemli ve faydalı bir mekanizma olarak görmektedir.

Azerbaycan, yakın gelecekte bölgede barış ve istikrarın sağlanacağından emin olarak Temas Grubu’nun çalışmalarında aktif rol almaya devam edecektir.” dedi.

KISACA KARABAĞ MESELESİ

Sovyetler Birliği’ni oluşturan 15 Cumhuriyet’te bağımsızlık hareketlerinin olduğu yıllar. Azeri-Ermeni çatışmasının sürdüğü Dağlık Karabağ’da ilan edilmemiş bir İç savaş vardı. Ermeni çeteciler, Azeri köylerine otomatik silahlar, roketatar ve bombalarla saldırıyor. Sovyet Kızıl Ordu askerleri ise Ermeni ablukası ve olaylar karsısında aciz ve seyirci kalıyordu. Namluların çevrildiği Azeri köylerine yardıma gitmeyen, kurdukları barikatlarda kımıldayamayan Kızıl Ordu birlikleri ve Sovyet tankları. Esirler, Yaralılar, kaçırılıp rehin tutulan, öldürülen Azeri Türkleri ve dünyanın duyamadığı imdat çığlıkları vardı.

“Karabağ” ve “Dağlık Karabağ” ifadeleri genellikle aynı anlamda kullanılıyor. Halbuki “Dağlık Karabağ” (yahut “Yukarı Karabağ”), Azerbaycan”ın Karabağ bölgesinin diğer adı değil, o bölgenin bir parçasının adıdır. Karabağ”ın toplam yüzölçümü yaklaşık 18.000 kilometrekare, Dağlık Karabağ”ın yüzölçümü ise 4392 kilometrekaredir.

Dağlık Karabağ, Sovyetler Birliği zamanında, resmi olarak Azerbaycan”a bağlı -fakat fiilen Azerbaycan”ın kontrolü dışında- özerk bir bölgeydi. 1989 sayımına göre Dağlık Karabağ nüfusunun ezici çoğunluğu (yüzde 75) Ermeni”ydi.

Sovyetler Birliği”nin dağılma sürecinde Ermeniler Dağlık Karabağ’a el koymaya kalkışınca, Azerbaycan yönetimi Dağlık Karabağ”ın özel statüsünü kaldırdı. Bunun üzerine çıkan savaşta, Rusya’nın desteklediği Ermenistan, Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 ilçeyi ele geçirdi. Bunlardan  Laçin ve Kelbecer, Yukarı Karabağ’ı Ermenistan”a bağlıyor. Azerbaycan”ın beşte birini teşkil eden söz konusu topraklardaki 1 milyon Azerbaycan Türkü, ülkenin diğer bölgelerine hicret etmek zorunda kaldı. Bu arada Dağlık Karabağ Ermenileri bağımsızlıklarını ilan ettiler fakat Ermenistan’dan başka hiçbir devlet bu “bağımsızlığı” tanımadı. Milletler arası hukuka göre Karabağ’ın tamamı Azerbaycan’a aittir.

Türkiye, işgalci Ermenistan üzerinde baskı kurmak için, bu ülke ile arasındaki sınırı kapattı.

İşgal 30yıla yakın bir süreden beri devam ediyor, fakat Azerbaycan’ın askeri güç kullanma dışında bir çözüm yolu kalmamış gibi. İşgalin hiçbir faydasını görmeyen, ama çok zararını gören, Ermenistan da kendi açısından bir çözüm perspektifi geliştiremedi. Bunda Rusya ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının Ermenistan sempatisinin büyük payı var. Ancak ordusu olmayan bir Azerbaycan’ın toprağı Rusya desteğiyle işgal edilmişti. Şimdi güç Azerbaycan’da…

KISACA CAMMU ve KEŞMİR MESELESİ

Hint yarımadası Babürlülerin zayıflaması sonucu İngilizlerin eline geçti. İngilizlerden Hindu-Müslüman ortak mücadelesiyle kurtuldular ama Müslümanlara Hindu zulmü ve fikir ayrılıkları yarım adayı böldü.

Keşmir meselesi, İngiliz sömürgesinden kurtulan Hint Yarımadası’nda Pakistan ve Hindistan’ın iki ayrı ülke olarak Ağustos 1947’de bağımsızlıklarını ilan etmesiyle başladı.

İngiltere 1947’de Hindistan’dan çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir’i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı.

Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947’de Pakistan’a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi.

Karara, Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan’ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947’de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999’da savaş çıktı.

Hindistan’ın doğusundaki bölge ayrıldı, Bangladeş kuruldu.

Hindistan hükümeti tarafından 2011’deki son nüfus sayımına göre Cammu Keşmir’in toplam nüfusu 12,5 milyon. Bölgedeki nüfusun yüzde 68,3’ü Müslümanlar, yüzde 28,4’ü Hindular ve yaklaşık yüzde 1’i Budistlerden oluşuyor.

Keşmir Vadisi yüzde 94,4 Müslüman nüfusa sahipken, Cammu bölgesinde Hindular nüfusun yüzde 62,5’ine, Müslümanlar yüzde 33,4’üne tekabül ediyor.

 

Son Güncelleme : 23 Haziran 2020

Milli Güç

Milli Güç

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın