Büyük Harpte Türk Harbi - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Büyük Harpte Türk Harbi

Oğuz Çetinoğlu

Dünyanın dört bir yanını saran Birinci Dünya Savaşı, batılı tarihçiler tarafından uzun yıllar bir Avrupa savaşı olarak işlenmiştir. Bu arada Çanakkale Savaşları ‘ikinci derecede unsurlar‘ olarak görülmüştür. Hâlbuki savaş, Avrupa kıtasında olduğu kadar ve hatta daha fazlasıyla Türkiye ve Rusya topraklarının büyük bölümünün bulunduğu Asya kıta’sında ve Orta Doğu’da, büyük değişikliklere yol açmıştır. Çanakkale Savaşları’nı, Birinci Dünya Savaşı’ndan soyutlamak veya tâlî unsur olarak mütalâa etmek, tarih şuuru ile bağlaştırılamaz. Öyle anlaşılıyor ki batılılar, Birinci Dünya Savaşı’nı başlatırken Osmanlı Devleti’ni, paylaşılacak bir ganimet olarak görüyorlardı. Rüyaları gerçekleşmeyince hüsranlarını, büyük hakikatleri göz ardı etmek suretiyle unutmaya çalıştılar. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen, hüsran acıları dinmemiş olacak ki hâlâ, üç maymun rolünü oynamaya devam ediyorlar.

Büyük Harpte Türk Harbi‘ isimli eserin yazarı hakikat aşığı Maurice Larcher Larcher, güneşin balçıkla sıvanmasına mâni olmuştur. Tarih şuuruna sahip vatansever, üretken bir Türk münevver subayı olan Bursalı Yarbay Mehmed Nihad eserin önemini anlamış ve Türkçeye çevirmiştir. Mekânı cennet olsun, kabri nurlarla dolsun.

Eserin askerî kütüphanelerde unutulmasına gönlü razı olmayan Erol Kılınç yayına hazırlamış, Ötüken Neşriyat A.Ş. ise esere lâyık olduğu değeri vererek estetik bir zevkle hazırlanan kapak ve şık bir kutu içerisinde üç cilt hâlinde yeniden kültür dünyamıza armağan etmiştir. Tarih meraklıları adına emeği geçenlere milyonlarca teşekkürlerimi sunuyorum.

Birinci Dünya Savaşı’na Binbaşı olarak katılan General Maurice Larcher, ‘La guerre Turque dans la guerre mondiale‘ isimli kitabını 1926 yılında yayımladı. Kitap Fransız Genelkurmayı tarafından başarılı görülerek mükâfatlandırıldı. Fransa’da yayımlanışından yalnızca bir yıl sonra, Türkiye’de önemli bulunduğundan, Larcher gibi hem subay, hem askerî tarih uzmanı, hem kitap mütercimi, hem de harp okulunda öğretmen olan Bursalı Binbaşı Mehmed Nihad tarafından Türkçeye çevrildi, tahşiye* edildi ve yayımlandı.

Ötüken Neşriyat A. Ş.

İstiklal Caddesi, Ankara Han Nu: 63/3 Beyoğlu 34433 İstanbul Telefon: 0.212- 251 03 50

Belgegeçer: 0.212-251 00 12 e-Posta: otuken@otuken.com.tr www.otuken.com.tr

*tahşiye: Arapça olan kelimenin açıklaması Türk Dil Kurumu sözlüğünde; ‘dipnot yazma, çıkma yapma‘ olarak geçiyor. Bir başka ifâde ile tahşiye, hâşiye yazma işlemidir. Hâşiye ise bir esere açıklama yazmak, ek bilgiler vermektir. Eskiler bun ‘şerh‘ diyorlardı. Şerhler, sayfa altlarına veya kenarına yazılabildiği gibi müstakil bir kitap olarak da hazırlanabilir. Bu şekilde yazılan kitaplar, bazen asıl kitaptan daha fazla değerli görülmektedir. Büyük Türk İslâm âlimi Serahsî’nin ‘el-Mebsut’ isimli eseri şerh yazma işlemine mükemmel bir örnektir.

(Kocaeli Aydınlar Ocağı)

Son Güncelleme : 26 Mayıs 2020

Oğuz Çetinoğlu

Oğuz Çetinoğlu

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın