Mahkeme Kadıya Mülk Değil - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Mahkeme Kadıya Mülk Değil

Dünya bir misafirhane. Kimi geliyor kimi gidiyor. Ebedi kalan yok. Makamlar, görevler de öyle.

Ömer Dinçer’i hatırlayan var mı?

İkbal günlerinde bir dava ile uğraşıyordu. Mukaddes bir dava değil intihal davası. Ömer Dinçer’in, yayınladığı bir kitapta başka kitaptan kaynak belirtmeden alıntı yani intihal yaptığı iddia edilmişti. Cumhuriyet Üniversitesi’nin de bu iddiayı kabul ettiği ancak zaman aşımı sebebiyle bir şey yapılamadığı medyada yer almıştı. O zamanlar Başbakanlık vardı ve Ömer Dinçer de müsteşardı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı oldu.

Daha sonra Milli Eğitim Bakanı olan bu zatın teşkilatının en fazla sayıda ve en mühim personeli olan öğretmenleri de yem bekleyen güvercine benzettiği iddiaları uzun süre konuşuldu. Aynı Bakanlıktayken 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çıktı. Bakanlığının merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı bir geçici madde ile görevden alındı. Merkez ve taşra teşkilatındakilerin hakları korunurken yurtdışı yönetim görevlilerinin hakları yok sayıldı. Bir daha da yurtdışı imtihanı açılmadı. Seçilenler atandı. Bir rivayete göre bu maddeyle görevden alınanların yerine daha sonra “paralel yapı” adı verilecek olan gruptan çok sayıda kişi atanmıştı. İmam Hatip Ortaokulları açmanın dışında hiçbir fayda getirmeyen bu kararla ilkokula başlama yaşı da düşürülmüş, pedagojiye takla attırılmıştı.

Zaman geldi, görevler bitti. Gazete yazarlığı bitti. Şehir Üniversitesi mütevelli heyeti başkanlığı yaparken “Stratejik Derinlik” sahibi eski Başbakanın yanında yer aldı. Üniversitesine kayyum atandı.

Şimdi yıllardır birlikte çalıştığı Cumhurbaşkanından yakınmakla meşgul.

Ne demişler: Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…

Video: Ömer Dinçer’in içi yanıyormuş.

 

 

 

Son Güncelleme : 13 Nisan 2020

Süleyman Askerî

Süleyman Askerî

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın