Kırım’ın Rusya Tarafından İşgali 6’ncı Yılında - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Kırım’ın Rusya Tarafından İşgali 6’ncı Yılında

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfında düzenlenen Gençlik Kahvaltıları kapsamında 16 Şubat 2020 tarihinde “6. Yılında Kırım İşgali” konferansı verilecek.

Vakfın düzenli olarak gerçekleştirdiği toplantılar kapsamında konuşmacı olarak İsmail Gaspıralı Kırım Eğitim ve Kültür Derneği Denetleme Kurulu üyesi Yasin Berber kürsüde olacak.

* * *

Bir Türk yurdu olan Osmanlı İmparatorluğu’na tabi olan Kırım 18’nci asrın sonlarında Rus çarlığı  tarafından işgal edildi. Baskılar sonucu çok sayıda Türk ve Müslüman bir toplum olan Kırım Tatarları Balkan ülkelerine ve Anadolu’ya göç ettiler.

Bolşevik ihtilalinden sonra Kırım Türklerinin acı kaderi daha da acı oldu.

Dünyanın gördüğü en büyük cani olan Stalin, 1944 yılında Kırım Türklerini yurtlarından bir gecede sürgün ederek Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Sibirya’ya gönderdi. Sürülenlerin bir çoğu yollarda ve gönderildikleri yerlerde öldü.

SSCB dağıldıktan sonra Kırım yarımadası Ukrayna’ya kaldı. Kısmen de olsa Kırım’a dönenler ana vatanlarına kavuşmanın sevincini yaşamaya başlamışlardı.

Rus silahlı milislerin gölgesinde yapılan referandum sonrasında 21 Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı ilhakının üzerinden 6 yıl geçti.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Bağımsızlık Meydanı’nda 2014’te Batı yanlılarının protestoları sürerken dönemin Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Rusya’ya kaçması Kırım’da beklenmedik olayların yaşanmasına neden oldu.

Batı yanlısı grupların yönetimi ele geçirmesiyle Rus yanlılarının Kırım’da Ukrayna yönetiminden ayrılma çabaları hızlandı.

Bu çabalara paralel olarak Kırım Özerk Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov’un Rusya’ya bağlanma arzusu Moskova’ya yaptığı ziyarette açığa çıktı.

Yanukoviç’in Rusya’ya kaçması ile ortaya çıkan boşluk Kırım’da otorite boşluğu doğurdu. Kırım’da bulunan Rus üssündeki askeri birlikler bunu fırsat bilerek yarımadanın değişik bölgelerinde konuşlanmaya başladı.

Moskova’nın Kırım’a milletvekili heyeti göndermesi yarımadada hareketi daha da arttırdı ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanması çabaları daha net şekilde seslendirilir oldu.

Rusya yanlısı Rus Birliği Partisi öncülüğünde Kırım’ın Rusya’ya katılması parlamentoda dile getirilirken, 25 Şubat 2014’te yüzlerce Rus yanlısı Kırım’ın bağımsızlığını ilan etmesi için referandum yapılması talebiyle parlamentoyu bastı. Bu talep doğrultusunda Rus Birliği Partisi ertesi günü parlamento önünde miting yapma kararı verdi.

Bu durum Ukrayna yanlısı yönetimden yana olan Kırım Tatarlarını da harekete geçirdi. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) aynı gün ve aynı yerde parlamento önünde miting yapma kararı aldı.

26 Şubat’ta Kırım Parlamentosu önünde Ukrayna yönetimi yanlısı Kırım Tatarları ile Rus yanlısı Rus Birliği Partisi taraftarlarının karşı karşıya geldiği büyük bir miting yapıldı.

Binlerce kişinin katıldığı mitingde iki taraf arasında arbede yaşandı ve Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılması yönündeki referandum o gün parlamentoda görüşülemedi.

Bu miting sonrasında üstlerinde hiçbir arma veya işaret bulunmayan Rus yanlısı silahlı milisler Kırım Parlamentosu ve hükumet binalarını kontrol altına alarak baskı uygulamaya başladı.

“Yeşil adamlar” olarak da adlandırılan bu milislerin baskılarıyla 6 Mart’ta Kırım Parlamentosu toplanarak, Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için referandum yapma kararı aldı.

Parlamentonun “Kırım, Ukrayna’nın bir parçası olarak mı kalsın yoksa Rusya’ya mı bağlansın?” sorusunun yöneltileceği referandum kararına uluslararası kuruluşlar ve pek çok devlet tepki gösterdi.

Referandumun gayrimeşru olacağı uyarısında bulunuldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) art arda toplansa da Rusya’nın itirazları nedeniyle herhangi bir karar alınamadı.

Kırım Tatar halkının iradesini temsil eden KTMM ise referanduma karşı boykot çağrısında bulundu.

16 Mart 2014’te yarımadanın kaderini belirleyecek referandum Rus yanlısı silahlı milislerin baskısı altında yapıldı. İşgalcilerin namlularının gölgesinde yapılan sözde referandumda Kırım’ın Rusya’ya bağlanması yönünde karar çıktı.

Referandum ile Rus yanlısı olmayan Kırım Tatarı ve Ukraynalılar maruz kaldıkları baskılar yüzünden yarımadayı terk etmek zorunda kaldılar. Terk edemeyenler de polis baskısı ve hapis cezaları ile susturuldular.

Rusya ise bu kararın hemen ardından 21 Mart 2014’te Kırım’ı Rusya’ya bağlamak için imza töreni düzenledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin’de düzenlenen törende, “Kırım ve Sivastopol’ün Rusya’ya bağlanması ve yeni federal bölgeler oluşturulmasını” öngören yasayı imzaladı. Böylece Kırım ve Sivastopol’un Rusya tarafından yasa dışı ilhakı resmen onaylanmış oldu.

Dünyada pek çok ülke gibi Türkiye de bu yasa dışı ilhakı tanımadı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımıyoruz.” diyerek her fırsatta Türkiye’nin bu konudaki duruşunu açıkça ortaya koydu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin zor günlerde Ukrayna’nın yanında olduğunu belirterek, ülkenin sınır dokunulmazlığı ve Kırım dahil toprak bütünlüğünü desteklediğini vurguladı. Kırım Tatarlarının durumunun Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Türkiye, Kırım’ın illegal ilhakını tanımamaktadır ve tanımayacağını da güçlü bir şekilde vurgulamıştır.” dedi.

Kırım’ın Rus yönetimine geçmesinden sonra 26 Şubat 2014 mitingi bahane edilerek başta yöneticileri olmak üzere Ukrayna yanlısı Kırım Tatarları baskı altına alındı. İnsan hakları ihlal edilmeye ve tutuklanmaya başladı.

Kırım Tatar halkının lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve bazı Kırım Tatar Milli Meclisi yöneticilerine Kırım’a giriş yasağı konuldu.

Kırım Tatar Milli Meclisi kaynaklarına göre, çoğunluğu Kırım Tatarı 11 kişi hayatını kaybetti. Kaybolan 15 kişiden ise haber alınamıyor.

Rus mahkemesince Kırım Tatarlarının iradesini temsil eden Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) aşırıcı örgüt kapsamına alındı ve faaliyetleri yasaklandı.

Rus güvenlik güçlerince Kırım Tatarlarının evlerine, camilere, okullara baskınlar yapıldı.

İnsan Hakları Takip Teşkilatı (Human Rights Watch) Ukrayna raporuna göre Rusya’nın Kırım’ı 2014’ten bu yana işgal altında tuttuğu belirtilerek, Ukrayna yanlısı görüşlerini gizlemeyenlerin takibe alındığı ifade edildi.

Rapora göre yarımadanın işgaline karşı çıkan Kırım Tatarlarına Rus makamları sahte terör ve aşırıcılık suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Kırım Tatarları tacize maruz kaldı, evleri arandı, tutuklandı ve sorguya çekildi.

İşte bunları iyi bilen bir

Son Güncelleme : 12 Şubat 2020

Milli Güç

Milli Güç

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın