Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve Aylık Bağlama Oranı (ABO) Mağdurları - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve Aylık Bağlama Oranı (ABO) Mağdurları

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

 

Ülkemizde bir Emeklilikte Yaşa Takılma sıkıntısı var. Hemen her aileyi çok yakından ilgilendiren, adına roman yazılan, Time dergisine kapak olan kocaman bir sorun. Bu soruna çare bulunması için bir araya gelen sayıları 200.000’i aşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Grubu, işte bu amaç için bir araya gelmiş, farklı şehirlerden, birbirini hiç tanımayan insanların oluşturduğu dev gibi büyüyen bir ailedir. Kısaca EYT olarak anılan grubun genel amacı bir kanunun geriye doğru işletilmesiyle ellerinden alınan kadınlarda 20, erkeklerde 25  yıl çalışma ve 5000 gün sigorta primi ödenerek kazanılan emeklilik hakkını geri almaktır.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ın 1999 yılında zamanın koalisyon hükümeti tarafından çıkarılan 4447 sayılı kanunun mağdurları olarak ülkeyi  tek bir isteği vardır. Bu mağduriyetin giderilerek hak edilmiş olan emeklilik haklarının iade edilmesi. Hak edilmiş emekliliğin verilmemesi ne demek? 4447 sayılı kanun hukuka aykırı olarak geriye doğru işletilmiş ve beraberinde binlerce mağdur yaratmış tek kanundur. Bunun dünyada başka bir uygulaması yoktur. Emeklilikte Yaşa Takılanlar 4447 sayılı kanunun geriye doğru işletilmesi sebebiyle yıllarca sürecek bir mağduriyete uğradılar. EYT  kamuoyunca yakından tanınmaktadır. Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Kayseri  olmak üzere pek çok ilde sayısız mitingler, etkinlikler yaparak sesini geniş kitlelere duyurmuştur.
EYT pek çok kez siyasi liderlerin, milletvekillerinin kapısını çaldı,  görüşmeler yaptı Partilerin grup toplantılarına katıldı; il başkanlarıyla görüştü. Ankaraya giden bir grup üye, Sayın Başbakan’la görüştü. Her defasında hep söz almış olsa da verilen sözler halen yerine getirilmedi. Bir çok milletvekili konuyu meclise taşıdığı, önergeler verdikleri halde konu meclis gündemine alınmadı. Ne yazık kı 4447 sayılı kanunun geriye dönük işletilmesi sebebiyle yaşanan sosyal dramlar görmezlikten gelindi. Bir EYT’li mezuniyet töreninde çaresizlikten dolayı kızına kep alamadığından canına kıydı. Bir çok EYT’li konuyu mali açıdan ele alan dosyaları milletvekillerine sundular. Sayın Çalışma Bakanı, Aktüeryel dengenin bozulacağını söyleyerek mağduriyetin giderilmesi konusunda adım atmadı. Oysa EYT’liler sundukları dosyalarda aktüeryel dengenin bozulmayacağını ortaya koymuşlardı.
Emeklilikte Yaşa Takılmak erken emeklilik değildir. Bazı kesimler özellikle bunun altını çizmekte ve EYT’nin erken emeklilik istediğimizi haksız olarak yaymaktalar. EYT erken emeklilik değil gaspedilmiş emeklilik hakkının peşindedir.  EYT’nin ilk eylemi Ankara’da yapıldı. Sosyal Medya aracılığıyla bir araya gelen mağdurlar ilk mitingi başkent’de yaptılar. Bunu İzmir ve İstanbul izledi. Ardından Bursa, Kayseri geldi. Yedi yıldır süren hak mağduriyetini gidermek amaçlı sayısız etkinlikler yapıldı. İzmir’de iki kez deve yürütülerek yapılan etkinlikler halkın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Diğer şehirlerdeki gösterilerle de halkın konu hakkında bilinçlendirilmesi sağlandı.
EYT, söz konusu gösterilerde ilklere imza atmaktan da geri durmadı. Siyah balonlar uçuruldu, temsili imam eşliğinde temsili cenaze namazları kılındı. Mitinglerde mezarda emekliliği sembolize eden tabutlar taşındı. Avrasya Maratonunda da yerini alan EYT on dört km. yol yürüdü. Gruba Emeklilikte Yaşa Takılanlar adı ortak bir konsensüs sağlanarak konuldu.
Bugün için artık dokuz yıldır çalışmalarını grup olarak sürdüren EYT dernekleşerek Sivil Toplum Kuruluşu olma yolunda dev bir adım atmıştır. Dernekleşmenin yaşama sokulmasıyla birlikte diğer illerde de toplanan EYT yöneticileri İstanbul merkeze bağlanarak tek yumruk olmuştur. Grupların dernek çatısı altında birleşmesiyle sesini daha gür olarak duyuracak olan EYT, hak edilmiş hakkını almak için mücadeleye devam edecektir.
Şimdilerde ise Türkiyenin 15 ilinde Dernekleşerek FEDERASYON Sonrasında KONFEDERASYON kurarak hak arayışında yoluna devam etmektedir.
AYLIK BAĞLAMA ORANI MAĞDURİYETİ
Emeklilikte yaşa takılanlar, buz dağının görünen yüzüdür. Asıl mağduriyet emeklilikte yaşa takılanların yaş sınırlarını aşıp emekli olduğunda başlayacaktır.
Az çalışanın az, çok çalışanın çok emekli maaşı alması gayet normaldir, değil mi? Peki 25 yıl çalışıp emekli olanların karşısında 35 yıl çalışıp daha yüksek primler ödeyen kişiler az maaş alacak dersek ne dersiniz? Şaka değil bu. Gerçeğin ta kendisi.

mekli maaşları hemen hemen her vatandaşımızın kafasında soru işareti olarak kalmaktadır. Hatta siz değerli ziyaretçilerimizin de bizlere sık sorduğunuz sorular arasında, aynı primi ödememize rağmen bana neden eşimin, komşumun, arkadaşımın emekli maaşından düşük emekli aylığı bağlandı tarzında serzenişler ve şikayetler de almaktayız. Emekli maaşının bağlanma ve hesaplanması detaylarına girmeden bu yazımızı okuyan her ziyaretçimizin soru işaretlerini giderecek bilgiler vermeye çalışacağız.

Emekli Aylıkları 3 Farklı Dönem Üzerinden Hesaplanıyor

Emeklilik konusunda mevcut mevzuatımızda süregelen değişiklikler yapılmıştır. Özellikle sigorta ve çalışma hayatını ilgilendiren en önemli değişiklik ise 01.10.2008 tarihinde gerçekleşerek Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında sigorta statülerinin aynı çatı altında olması sağlanmıştır. Konunun paydaşları bu durumu reform olarak nitelendirmekte ki bize göre de reform sayılabilecek köklü değişiklikler mevzuatta yerini almıştır.

Emekli aylığının hesaplanmasında bu reformun ne etkisi var ki demeyelim hiç çünkü en düşük emekli aylığına neden olan aylık bağlama oranı bu tarihten sonraki prim gün sayısı ve primlerin kıst hesaplanması ile oluşmaktadır.

3 farklı dönemden kastımız ise;

  • 01.2000 yılına kadar yatırılan sigorta prim gün sayısı ve sigorta primlerinin etkisi,
  • 01.2000 ile 01.10.2008 arası sigorta prim gün sayısı ve sigorta primlerinin etkisi,
  • 10.2008 sonrası sigorta prim gün sayısı ve sigorta primlerinin etkisi,

Farklı olarak aylık bağlama oranlarında hesaplanarak emekli aylıkları yani emekli maaşları son halini almaktadır.

En Avantajlı Dönem 01.01.2000 Yılı Öncesi

Emekli maaşları hesaplanırken, sigortalının ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucu bulunan tutarlar dikkate alınmaktadır. Kısaca formül halinde belirtecek olursak;

Emekli Maaşı: Ortalama Aylık Kazanç (X) Aylık Bağlama Oranı (ABO)

Tabi hem ortalama aylık kazanç hem de aylık bağlama oranlarını arttırabilecek bir takım etmenler de bulunmaktadır. Örneğin ortalama aylık kazanç hesaplanırken güncelleme üzerinden ortalama aylık kazanç belirlenmektedir. Aylık bağlama oranları ise yıldan yıla olmasa da belirli dönemler itibarı ile değişiklik göstermiştir.

2000 yılına kadar aylık bağlama oranı doldurulan ilk 5000 prim hizmet gün sayısı için %60 ve bu 5000’in üzerindeki her 240 gün için ise fazladan %1 oranında aylık bağlama oranı üzerinden hesaplama yapılmaktaydı.

Örneğin 2000 yılı öncesinde 7400 prim hizmet günü bulunan sigortalının emekli aylığı hesaplanırken aylık bağlama oranı %60 + %10 (fazla olan 2400 gün) =%70 üzerinden aylık bağlama oranı gerçekleşmekteydi.

 2000 Sonrası Aylık Bağlama Oranı Düştü

01.01.2000 yılı sonrası çalışma hayatını yani sigortalıları ilgilendirecek önemli gelişme maalesef sigortalıların aleyhine gerçekleşti. 1 Ocak 2000 sonrası emekli maaşları hesaplanırken yukarıda da değindiğimiz ABO yani aylık bağlama oranı düşürüldü.

1 Ocak 2000 sonrası hesaplama ise bu defa 5000 gün değil de ilk 3600 günlük sigortalılık prim hizmeti gün sayısının her 360 gününe %3,5 yani %35 ABO, bu ilk 3600 günden sonraki her 360 güne ise %2 ve son olarak eğer siz prim hizmet gün sayınızı oldukça fazla bir şekilde 9000 günün üzerine çıkarabildi iseniz bu 9000 günün üzerindeki her 360 güne %1,5 oran eklenerek aylık bağlama oranınız belirlenecek.

Reform Sonrası (01.10.2008) Aylık Bağlama Oranı Nasıl Oldu?

Sosyal Güvenlik Mevzuatımızın dönüm noktası olan reform tarihi 01.10.2008 belki de çalışma hayatımızda bir çok şeyi değiştirdi ve maalesef vatandaşlarımız bu değişikliğin yansımalarını henüz tam anlamıyla çözemedi.

Yukarıda belirli dönemlerde aylık bağlama oranlarının nasıl değiştiğini detaya girmeden sizlere anlattık. Şimdi de reform sonrasını irdeleyelim.

Reform sonrası aylık bağlama oranı daha da düşerek taban rakam ölçütü ortadan kaldırıldı. Yani baz alınan bir rakam ya da orandan ziyade sigorta prim hizmet gün sayısına belirli bir oran verildi. Reform sonrası her 360 günlük prim hizmetinizde %2 lik bir aylık bağlama oranı ile karşı karşıyasınız.

Emekli maaşınızın hesabındaki ABO oranınız size her bir 360 güne %2 oranında geri dönecek ve maalesef daha düşük emekli aylığı alacaksınız.

3 Farklı Dönem Ayrı Ayrı Hesaplanıyor

Emekli maaşınızın bu 3 farklı dönemde tekabül etmesi durumunda, her bir dönem kendi içesinde kıst olarak ayrı ayrı hesaplanarak emekli maaşınız ortaya çıkacaktır.

Tabi aylık bağlama oranlarının yanında bir de ortalama aylık kazançlarınızda da bu 3 farklı dönemden ziyade her yıl güncelleme oranlarının da uygulandığını hatırlamadan geçemeyiz.

3600 Günden Emekli Oldum Komşum da 3600 Günden Emekli Olmuş Benden Fazla Maaş Alıyor

Evet. Hemen hemen bu soru ile karşılaşmayan konunun ilgisi bir meslektaşım ya da SGK uzmanı kalmamıştır. Hatta mevzuatımızın derin ve karmaşık yapısı içinde fısıltı gazetemizin bol olduğu ülkemizde bu tarz serzenişleri duymayan kalmamıştır.

Şimdi yukarıdaki cümlemize değerlendirecek olursak, tabi olunan 3600 gün bu bahsettiğimiz 3 farklı dönemin hangisinde gerçekleşti? Önemli olan nokta da burası işte. Eğer bir tanıdığınızın emekli maaşı aynı şartlarda bağlanmasına rağmen sizin emekli maaşınızdan yüksek ise muhakkak ki (Tabi burada yatırılan sigorta primlerinin farklılık arz etmediğini göze alarak değerlendiriyoruz.) yüksek aylık bağlama oranına tekabül eden hizmet yılından kaynaklanmaktadır.

Sigorta Primlerinin Önemi

Emekli maaşınızın hesabındaki yukarıda bahsettiğimiz dönemler büyük önem arz etse de aslında önemli olan diğer etken ise Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen/bildirdiğiniz sigorta primine esas kazanç miktarınızdır.

Bilindiği gibi sigorta primine esas kazanç miktarı dönemin asgari ücreti ile tavan ücret arasında değişmektedir. Tavan ücrete ne kadar yakınsanız emekli maaşınızda da büyük etki göreceğinizi söylemekte fayda var.

Çalışan vatandaşlarımıza diyebileceğimiz bir diğer husus ise sigortasız çalışma veyahut sigorta priminin düşük bildirilmesi gibi durumlarda kesinlikle haklarını aramaları gerektiğidir. Zira gerçek aldığınız ücret üzerinden değil de daha düşük bir ücret üzerinden SGK’ya hizmet bildiriminiz yapılıyor ise bu durumu muhakkak gerek ALO 170 vasıtasıyla gerekse diğer organlardan yetkili makamlara bildirmenizi tavsiye ediyoruz. Eksik primin hem Devletimizin sigorta prim ve vergi kaybına hem de ileride bağlanacak olan emekli aylıklarınıza etkisi olumsuz olacaktır.

 

Son Güncelleme : 23 Ocak 2020

Milli Güç

Milli Güç

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın