Türk Konseyi (Türk Keneşi) - Milli Güç

Reklamlar

loading...

Türk Konseyi (Türk Keneşi)

Prof. Dr. Darhan Kıdırali
Uluslararası Türk Akademisi Başkanı
post@turkacadem.kz

Türk Dili Konuşan Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını ilan etmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti ve diğer Türk Cumhuriyetleri arasında ilişkiler hızla gelişmiştir. Türk Konseyi (diğer adı Türk Keneşi) Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan gibi Türk Dili Konuşan Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomi, politika, eğitim, turizm ve benzer alanları kapsayan işbirliğinin derinleştirilmesi, ortak tarihsel ve kültürel değer­lere dayanan dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin geliştirilerek Türkçe konuşan halkların birbirine yakınlaşması ve ayrıca Avrasya kıtasında barış ve istikrarın korunmasına kat­kı sağlanması amacıyla kurulmuştur.

Türk Konseyi veya diğer adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi 3 Ekim 2009’da Azerbaycan’ın Nahçıvan şehrinde imzalanan Nahçıvan Anlaşması ve 16 Eylül 2010 tarihli İstanbul Bildirisi ile Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızis­tan arasında kurulmuş olan ve BM’in amaçlarıyla ve uluslararası hukuk prensiplerine uyan uluslararası bir örgüttür. Türkmenistan ve Özbekistan tarafsızlık politikaları ne­deniyle Konsey’e henüz üye olmamasına rağmen potansiyel üye adaylarıdır.

Konsey’in esas amaç ve temel görevlerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür. Türk Konseyi üyeleri arasında ticaret ve yatırım için uygun koşulların yaratılması; kültü­rel ilişkilerin geliştirilmesi; kapsamlı ve dengeli bir ekonomik büyüme ile sosyal ve kül­türel gelişimin amaçlanması; bilim, teknoloji, eğitim ve kültür alanlarında etkileşimin genişletilmesi; medya ve kitle iletişim araçları arasındaki etkileşimin teşvik edilmesi; karşılıklı güvenin güçlendirilmesi; ortak amaçlara dair etkili bölgesel ve ikili işbirliğinin her alanda geliştirilmesi. Bu amaç ve görevlerin yerine getirilmesi için Türk Konseyi’ne bağlı Devlet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi, Kıdemli Memurlar Komite­si, Aksakallar Konseyi, Sekretarya gibi yapılar çalışmalarını sürdürmektedir.

Türk Konseyi’nin karar verici organı dönem Başkanlığı’nı üstlenen ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından koordine edilen Devlet Başkanları Konseyi’dir. Dönem

 

Başkanlığı süresi bir yıldır. Türk Konseyi’nin tüm çalışmaları İstanbul’da yerleşik ve üye devletlerin vatandaşlarından oluşan uluslararası bir kadronun çalıştığı Sekretarya tarafından yönetilir. Konseyi’n Genel Sekreteri üç yıllığına ve sıra ile atanır.

Türk Konseyi’nin Kuruluşuna Giden Yol

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri sonucunda ortaya çıkan ortak siyasi iradeyi yan­sıtmak ve Türk dili konuşan ülkeler arasında kapsamlı işbirliğini teşvik etmek ama­cıyla kurulan ve kurucu üyeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye olan uluslararası ve hukümetlerarası bir çatı organizasyondur.

1991 yılında dünya sahnesine beş bağımsız Türk devletinin çıkması Türkiye’nin dış politikasında yeni gündemin oluşmasına neden olmuş ve altı Türk devleti arasında yoğun görüşmelere başlanmıştır. Türk Devlet Başkanlarının Zirvelerinin düzenlenme­sinde Türkiye Cumhuriyeti’nin çaba ve gayretleri büyük olmuştur. Türkiye Avrasya’da oluşan yeni durumu süratle tesbit ederek Türk Devlet Başkanları Zirvelerinde bütün Türk devletlerinin Başkanlarını bir araya gelmesini sağlayabilmiştir. 1991 senesin­de Türk devleti Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’da oluşan yeni durumla yakından ilgilenerek bağımsızlıklarına yeni kavuşmuş kardeş Cumhuriyetleri tanıyan ilk ülke olmuştur.

Yeni Türk devletleri de ortak Türk değerleri bazında kültürel yakınlaşmanın, si­yasal dayanışmanın, ekonomik bütünleşmenin, ilişkileri daha sağlam temellere oturt­turmanın ve uluslararası alanda hak ettikleri yeri elde etmenin gereğinin farkındaydı. Sözkonusu süreç genç devletler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile Türkiye Devlet Başkanlarının 1992 yılında bir araya geldiği Ankara Zirvesi’yle başladı. 1992’de Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın insiyati- fiyle Türk devletlerinin kapsamlı işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Türk Dili Konuşan Devlet Başkanlarının 1. Zirvesi gerçekleşti. Bu Zirveyi dokuz Zirve daha takip etti ve söz konusu “Zirveler Süreci”nin sonucunda Nahçıvan Anlaşması imzalandı. İlk Zirve­ye Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey, Kazakistan Cumhuriye­ti Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Askar Akayev, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Kerimov ve Türkmenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov katıldılar. Böylece, dünyada mevcut olan tüm bağımsız Türk devletlerinin liderleri ilk kez bir araya geldi. Özal’dan sonra Devlet Başkanları düzenli bir şekilde olmasa da Zirveler Sürecini devam ettirdiler.

Turgut Özal’dan sonra Devlet Başkanları mevcut engellere rağmen Zirveler Sü­recini devam ettirdiler. 2. Zirve 1994 yılında tekrar Türkiye’de, İstanbul’da yapıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in insiyatifinde düzenlenen zirveye Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı As- kar Akayev, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Kerimov ve Türkmenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov katıldılar. Daha sonra sırasıyla 1995 Bişkek, 1996 Taşkent, 1998 Astana, 2000 Bakü, 2001 İstanbul, 2006 Antalya, 2009 Nahçıvan ve 2010 İstanbul Zirveleri düzenlenmiştir. 1995’te Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde Bişkek’te gerçekleşen üçüncü zirve de Azerbaycan, Kazakistan, Özbe­kistan, Türkiye ve Türkmenistan Cumhurbaşkanlarını bir araya getirdi. Ev sahipliğini Özbekistan’ın yaptığı ilk ve tek zirve 1996 yılında Taşkent’te düzenlendi ve yine tüm Türk Devlet Başkanlarını buluşturdu. Bu zirve tüm Türk devletleri Cumhurbaşkanları­nın eksiksiz temsil edildiği son zirveydi. Taşkent Bildirisi’nde zirvelerde alınan kararla­rın koordinasyonu ve uygulanmasının izlenmesi için Türkçe Konuşan Devletler Zirvesi Sekretaryası oluşturulması kararlaştırıldı. 1998’de düzenlenen Astana Zirvesi’nde Azer­baycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan Cumhurbaşkanları tarafından temsil edilmişken, Türkmenistan Meclis Başkanı düzeyinde katılım sağladı. Toplantıda Daimi Sekretarya Tüzüğü kabul edildi. 6. Zirve Azerbaycan’ın ev sahipliğinde ve Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye Cumhurbaşkanlarının katılımlarıyla 2000 yılında gerçekleşti. Türkmenistan ve Özbekistan’ı ise zirvede Meclis Başkanları temsil etti. Bakü Zirvesi’nde Daimi Sekretarya’nın Türkiye’de kurulmasına karar verildi. 2001 yılında İstanbul’da yapılan 7. Zirvede Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Azerbaycan, Kaza­kistan, Kırgızistan ve Türkmenistan Cumhurbaşkanlarını ağırladı. Özbekistan zirve­de Parlamento Başkanı seviyesinde temsil edildi. 8. Zirve Türk tarafının girişimleriyle ancak 2006 yılında Antalya’da gerçekleşebildi. Bu dönemde tüm Devlet Başkanlarının katılımının sağlanması beklendiği için meydana söz konusu gecikme çıktı. Sonunda ise katılanlarla yola devam etme kararı alındı. Türkiye Cumhurbaşkanı ev sahipliğini yap­tığı 8. Zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev katıldılar. Bu zirveden sonraki toplantılara Özbekistan tarafı katılmadı.

Bu süreçte özellikle Nursultan Nazarbayev’in Türk devletleri ve Türk dünya­sının işbirliği ve bütünleşmesi sürecine yaptığı katkısı ve gösterdiği desteğin altını çizmek gerekir. 1992’dan bu yana tüm zirvelere istisnasız bir şekilde katılmış olan tek Türk Devlet Başkanı Nazarbayev’dir. Onun zirvelere kesintisiz bir şekilde katılımı ve zirvelerde yaptığı konuşmaları Türk bütünleşmesinin devam etmesini sağlamıştır.

  • Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da düzenlenen 9. Zirve Türk devletleri ilişki­lerinin kurumsallaştırılması bakımından büyük tarihsel öneme sahiptir. Türk Kon­seyi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye Devlet Başkanlarının Nahçıvan Anlaşması’nı imzalamalarıyla uluslararası bir örgüt olarak kuruldu. Nahçıvan’da imza­lanan “Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi’nin Kurulmasına Dair Anlaşma”
  • Kasım 2010 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkmenistan ve Özbekistan’ın Nahçıvan Anlaşması’nı imzalamaması onların Türk dünyasının gelecekteki bütünleşmesine katılmayacakları anlamına gelmemektedir. 2010 yılında İstanbul’da düzenlenen 10. Zirvede Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi hayata geçirildi ve İstanbul’da bulunan Sekretarya’ya Büyükelçi Halil Akıncı Devlet Başkanları tarafından Genel Sek­reter olarak atandı. Zirveler sürecinin son halkası olan 10. Zirve 2010 yılında Tür­kiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ev sahipliğinde ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşka­nı Nursultan Nazarbayev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva ve Türkmenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gurbangulı Berdimuhammedov’un katı­lımlarıyla İstanbul’da yapıldı.

Türk işbirliğinin en önemli dönüm noktası şüphesiz Türk Dili Konuşan Devlet­ler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Keneşi) kurulması olmuştur. Türk Konseyi zirvelerin doğal ve en somut sonucu olmuştur. Zirveler süreci, Türk devletlerinin liderlerini bu­luşturma işlevini yerine getiren yararlı bir mekanizma oldu. Türk devletlerinin kendi aralarındaki işbirliğini kurumsallaştırmaları ve somut ortak projeler üzerinde devamlı bir şekilde çalışacak Türk Konseyi’ni kurmaları için yirmi yıllık bir zaman dilimi geçti.

3 Ekim günü Konsey’in kurucu üyeleri tarafından Türk Birliği günü olarak kutlan­maktadır.

Türk Konseyi’nin Yapısı ve Kurumsal Özellikleri

Türk Keneşi’nin karar alma organı Dönem Başkanlığı’nı üstlenen ülkenin Cum­hurbaşkanı tarafından yönetilen Devlet Başkanları Konseyi’dir. Dönem Başkanlığının süresi bir yıldır. Devlet Başkanları Konseyi’nin altında Dışişleri Bakanları Konseyi ve Kıdemli Memurlar Komitesi bulunmaktadır. Daimi bir danışma teşekkülü olan Ak­sakallar Keneşi ise Türklerin büyüklere olan saygı ve onların engin tecrübesinden faydalanma geleneğinden ileri gelmektedir. Türk Keneşi’nin tüm faaliyetleri Nahçıvan Anlaşması gereğince İstanbul’da yerleşik Sekretarya tarafından yürütülmektedir. Sek- retaryanın personeli dört üye devletin vatandaşlarından oluşmaktadır. Devlet Başkan- ları tarafından tayin edilen Genel Sekreter yetkilerini temsil ettiği devletlerin müşterek gücünden alır ve onların adına kullanır. Üye devletlerin arasındaki tüm işbirliği sü­reçlerinin eşgüdümünü yürütmek amacıyla kurulan Sekretarya çalışmalarını birtakım ilkeler ışığında gerçekleştirmektedir. Öncelikle, üye ülkeler arasında herhangi bir fark gözetilmemekte, tespit edilen ortak çıkarlara ulaşmak için gayret sarf edilmektedir.

Çalışmalar sürdürülürken her devletin hassasiyetlerine azami dikkat gösterilmek­tedir. Bütün bunlar yapılırken işbirliğinin hukuki ve kurumsal altyapısını oluştur­mak, gelecekte gerçekleştirilebilecek işbirliği projeleri için zemin hazırlamak ve, en önemlisi, çalışmaların sürekliliğini sağlamak için gerekli tedbirler alınmaktadır. Türk Keneşi’nin genel yapı, işleyiş ve yöntemiyle ilgili belirtilmesi gereken bir diğerv husus da üye ülkelerin Bakan ve Kuruluş Başkanlarını sistematik bir şekilde bir araya geti­rip buluşturmasıdır. Zira Kurucu Anlaşmasına göre Keneş’in temel amacı ve varoluş sebebi Türk devletlerinin arasında kapsamlı bir işbirliği geliştirmektir. Genel olarak, işbirliği alanları ve zirve konuları Sekretarya tarafından belirlenip, Bakanlar ve Devlet Başkanlarının kabul ve onayına sunulur. Örneğin, bugüne kadar Keneş, üye devletle­rin Ekonomi, Eğitim, Ulaştırma, Diaspora Bakanlarını, Gümrük İdareleri Başkanlarını ve farklı Bakanlık ve kurumlardan diğer üst düzey yöneticileri bir araya getirmiştir. Ortak projeler ve işbirliği meseleleri Bakanlara ve üst düzey yöneticilere sunulmadan önce ise çalışma veya temas grupları tarafından müzakere edilir ve hazırlanır.

Türk Konseyi Devlet Başkanlarının Zirveleri

Türk Keneşi’nin kurulmasıyla birlikte 10. Zirve sırasında sözkonusu üst düzey toplantıların adı Türk Keneşi Zirveleri olarak değiştirildi. Yani, Türk Konseyi’nin ha­yata geçirilmesinden sonra düzenlenen zirve toplantıları “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Zirveleri” olarak adlandırılmaktadır. Devlet Başkanlarının katılımıyla gerçekleşen Türk Keneşi Zirvesi sırasında Devlet Başkanları bir yıllık dönemin sonuç­larını değerlendirerek gelecek senenin hedeflerini belirlerler. Bu bağlamda bugüne kadar Almatı, Bişkek ve Gebele’de üç zirve toplantısı gerçekleştirilmiştir.

Birinci Zirve 20-21 Ekim 2011 tarihlerinde Almatı’da ekonomik işbirliği tema­sıyla gerçekleşti. Türk Konseyi kurumsal çatısı altında düzenlenen ilk zirve olma özelliğini taşıyan Almatı Zirvesi’ne Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgı­zistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva ve Türkiye’den Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ katılmışlardır. Almatı Zirvesi aynı zamanda belirli bir konu başlığı altında top­lanan ilk zirve olmuş, bu çerçevede “Ekonomik İşbirliği” ele alınmıştır. Deklarasyonda ekonomik işbirliği, uluslararası projeler, güvenlik konuları, sosyal ve kültürel konu­lar, uluslararası örgütlerde işbirliği gibi başlıklarda işbirliği yönünde kararlar alındı. Zirve kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türk Konseyi arasında Evsa- hibi Ülke Anlaşması onaylanmış; Türk Konseyi Çalışma Esasları, Türk Konseyi’nin organlarından olan Aksakallar Konseyi’nin Yönetmeliği ve Türk Konseyi Sekretaryası Personel Yönetmeliği kabul edilmiştir. Zirvenin hitamında, Birinci Türk Konseyi Zirve Bildirisi Devlet Başkanları tarafından imzalanmıştır.

22-23 Ağustos 2012’de Bişkek’te yapılan ikinci zirvenin ana konusu eğitim, bi­lim ve kültür alanlarındaki işbirliği olmuştur. Teması “Eğitim, Bilim ve Kültürel İş­birliği” olan zirveye, evsahibi Kırgızistan’ın Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’in yanısıra, Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Artur Rasizade, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ka­tılmıştır. Zirve kapsamında toplanan Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından Türk Kon­seyi Sekreteryası’nın Mali Esaslarına İlişkin Anlaşma imzalanmıştır. Millî Eğitim Baka­nı Ömer Dinçer ve diğer üye ülkelerin ilgili Bakanları ise Astana’da Türk Akademisi ile Bakü’de Türk Kültür Miras Vakfı kurulmasına ilişkin anlaşmaları imzalamışlardır. Zirvenin hitamında, İkinci Türk Konseyi Zirve Bildirisi Devlet Başkanları tarafından imzalanmıştır.

15-16 Ağustos 2013’te Azerbaycan’ın Gebele şehrinde düzenlenen üçüncü zir­venin ana başlığı ise ulaştırma alanındaki işbirliği olmuştur. “Ulaştırma ve Bağlantı” temasıyla düzenlenen zirveye, evsahibi Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cum­hurbaşkanı Almazbek Atambayev, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Türkme­nistan Başbakan Yardımcısı Sapardurdi Toyliyev iştirak etmiştir. Zirve çerçevesinde, Türk Konseyi üye ülkeleri Dışişleri Bakanlıkları arasında İşbirliği Protokolü imzalan­mış ve Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) 20. yıl etkinlikleri gerçek­leştirilmiştir. Zirvenin hitamında, Üçüncü Türk Konseyi Zirve Bildirisi Devlet Başkan­ları tarafından imzalanmıştır. Zirvede Türk dünyasının ulaştırma ve lojistik imkanları tartışılarak tarihî İpek Yolu’nun, çağımızda geniş ulaşım hatlarıyla, enerji koridorla­rıyla, doğalgaz boru hatlarıyla örülerek yeniden diriltilmesinin stratejik öncelik olması gerektiğine işaret edilmiştir. Yani, Türk medeniyetinin ihya edilmesi açısından İpek Yolu’nun çağın gerekleri çerçevesinde canlandırılmasının tarihî değeri vurgulanmıştır.

Türk Konseyi’nin Çalışma Proje ve Alanları

Temel amacı Türk Devletleri arasında kapsamlı işbirliğini geliştirmek olan Türk Konseyi bu doğrultuda birçok çalışma alanı üzerinde çalışmaktadır. Projeler, ekono­mi, kültür, eğitim, ulaştırma, gümrük ve diaspora başlıkları altında altı işbirliği alanın­da toplanmıştır. Projelere örnek olarak Türk Üniversitelerarası Birliği’nin kurulması veya ortak tarih ders kitabının yazılması gösterilebilir. Türk Konseyi, üye ülkelerin az gelişmiş bölgelerinde ekonomik kalkınmayı teşvik edecek projeler üzerinde de çalış­maktadır. Sekretarya, ilgili alanlarda işbirliğini geliştirmek amacıyla üye devletlerin Ekonomi, Eğitim, Ulaştırma, Turizm Bakanlarını, Gümrük İdaresi Başkanlarını ve farklı Bakanlık ve kurumlardan diğer üst düzey yöneticileri bir araya getirmektedir. Projeler ve işbirliği meseleleri Bakanlara ve üst düzey yöneticilere sunulmadan önce çalışma grupları tarafından müzakere edilir ve hazırlanır. En son başlatılan proje­lerden biri dünyanın farklı ülkelerindeki Türk Diasporalarının arasındaki işbirliğini artıracak bir mekanizmanın kurulması olmuştur. Türk Konseyi, benimsediği çalışma ilkeleri doğrultusunda, üye ülkeler arasında pek çok alanda mevcut olan ikili işbir­liğini, kapsamlı işbirliği çerçevesinde çok taraflı hale dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede, önce işbirliğinin önündeki mevcut ya da olabilecek engeller tespit edil­mekte, müteakiben sözkonusu engellerin bertaraf edilebilmesi için girişimlerde bulu­nulmakta, işbirliğinin ilerletilmesi için gerekli adımlar atılmakta ve beraberinde ilave işbirliği alanları açılmaktadır. Bu itibarla, Türk Konseyi bünyesinde ele alınan tüm işbirliği alanlarında üye ülke uzmanlarından oluşan bir çalışma grubu tesis edilmiştir. Çalışmaların hepsi bir belgeye bağlanmakta, belgelerdeki uygulamaya yönelik husus­lar itinayla takip edilmektedir. Çalışmalar tek elden yürütülmekte ve ilave yapılar kurulmasından imtina edilmektedir.

Siyasi ve Uluslarararası İşbirliği

Üye ülkeler arasındaki siyasi işbirliğinin temel mekanizması her yıl gerçekleşti­rilen Devlet Başkanları Zirveleridir. Üye ülkeler ayrıca, uluslararası konularda sahip oldukları pozisyonların eşgüdümü ve birbirlerinin adaylıklarını desteklemek suretiyle birçok uluslararası örgüt çatısı altında çok taraflı siyasi işbirliğini derinleştirmektedir. Üye ülke Dışişleri Bakanları Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında mutaden düzenle­nen Dışişleri Bakanları Konseyi toplantıları vesilesiyle düzenli olarak biraraya gelmek­tedir. Bununla birlikte, sözkonusu Bakanlar gündemdeki konuları değerlendirmek üzere çeşitli vesilelerle ilave toplantılar gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede, 2011 ve 2013 Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı marjında New York’ta ve 2013 Şubat ayında 12. İslam Zirvesi Konferansı marjında Kahire’de gayrı resmi Dışişleri Bakanları toplantıları düzenlenmiştir. Ayrıca, 2013 yılı itibarıyla üye ülkeler arasında düzenli olarak Güvenlik İstişareleri gerçekleştirilmektedir. Güvenlik İstişarelerinin ilk turu Nisan 2013’te Bakü’de üye ülke Dışişleri Bakanlıkları Müsteşar Yardımcıları düzeyinde düzenlenmiş olup, taraflarca “Afganistan Hakkında Ortak Bir Tutum Kararı” alınmıştır. Sözkonusu karar 26 Nisan 2013 tarihinde Almatı’da düzen­lenen Afganistan için İstanbul Süreci Üçüncü Bakanlar Toplantısı’nda dönem başkanı Kırgızistan’ın Dışişleri Bakanı tarafından ilan edilmiştir. İstanbul Süreci kapsamında sürdürülen işbirliğinin ilerleyen dönemlerde daha da artırılması hedeflenmektedir.

Gerektiği hallerde, Türk Konseyi ve ilgili uluslararası örgütlerin toplantıları çerçevesinde üye ülke Dışişleri Bakanlarınca ortak açıklama yapılması uygulaması, Türk Konseyi bünyesinde geliştirilen siyasi işbirliğinin somut örneklerindendir. Bu çerçevede, Afganistan’a ilişkin olarak benimsenen ortak tutumun deklare edilmesinin yanısıra, Türk Konseyi 3. Zirvesi marjındaki Dışişleri Bakanları toplantısında “Mısır’da Meydana Gelen Olaylara İlişkin Türk Konseyi Dışişleri Bakanları Konseyi’nin Ortak Bil­dirisi” yayınlanmıştır. Son olarak Türk Konseyi’nin Dönem Başkanı Ukrayna’nın davetlisi olarak iştirak ettiği Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirilen AGİT Bakanlar Konseyi 20. Toplantısı’nda bir “Ortak Açıklama” yapılmıştır. Öte yandan, Dışişleri Bakanlıkları ara­sında Türk Konseyi 3. Zirvesi’nde imzalan İşbirliği Protokolü’nün ilgili maddeleri uya­rınca, Genç Diplomatlar Ortak Eğitim Programı Türk Konseyi’nin gündemine alınmıştır. Türk Konseyi, üye ülkelerde düzenlenen seçimlerin adil, şeffaf ve demokratik bir şekilde gerçekleştirilmesini teminen seçim gözlem misyonu faaliyeti gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede, Türk Konseyi ortak gözlemci heyetleri 2011 yılında Kırgızistan Cumhurbaş­kanlığı seçimlerinde, 2012 yılında Kazakistan Parlamento seçimlerinde ve 2013 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gözlemcilik faaliyeti gerçekleştirmiştir.

Türk Konseyi, genç bir uluslararası örgüt olarak diğer uluslararası örgütlerle işbirliğine önem vermektedir. Türk Konseyi’nin halihazırda İslam İşbirliği Teşkila­tı (İİT), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ), Asya’da İşbirliği ve Güven Ar­tırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) ve Birleşmiş Milletler (BM) ile ilişkileri bulunmak­tadır. Türk Konseyi’nin EİT nezdinde yapmış olduğu Gözlemci Üyelik başvurusu, Ekim 2012’de Azerbaycan’ın evsahipliğinde gerçekleştirilen 12. EİT Zirvesi’nde kabul edilmiştir. Bu çerçevede, Tahran’da 2013 Kasım ayında gerçekleştirilen 13. EİT Zir­vesi ile Mayıs ayında gerçekleştirilen EİT 23. Bölgesel Planlama Konseyi Toplantısı’na konuşmacı olarak katılım sağlanmıştır. EİT ile işbirliği mutabakat zaptı imzalanması çalışmaları sürdürülmektedir.

AGİT ile mevcut işbirliği kapsamında, davet üzerine AGİT Dışişleri Bakanları Konseyi ve ilgili diğer toplantılara iştirak edilmektedir. Son olarak 2013 Aralık ayında Viyana’da gerçekleştirilen AGİT Dışişleri Bakanları Konseyi 20. Toplantısı’na, Dönem Başkanı Ukrayna’nın daveti üzerine katılım sağlanmıştır. Bununla birlikte 2013 Aralık ayında Viyana’da düzenlenen Daimi Konsey Toplantısı’na üçüncü kez hitap edilmiş ve bu çerçevede başta AGİT Genel Sekreteri ile olmak üzere çok sayıda ikili görüş­me gerçekleştirilmiştir. Türk Konseyi’nin kuruluşuna dair Nahçıvan Anlaşması, BM tarafından 24 Eylül 2012 tarihinde tescil edilmiştir. BM nezdinde yapılan Gözlemci Üyelik başvurusuna ilişkin olarak 66. Genel Kurul’da başlayan müzakere süreci de­vam etmektedir. İlaveten, Türk Konseyi, İİT nezdinde Gözlemcilik Statüsü elde etmek üzere 27 Aralık 2012 tarihinde resmi başvuruda bulunmuştur. İİT Gözlemci Üyeliği yoluyla, üyeleri aynı zamanda İİT üyesi olan Türk Konseyi’nin İslam dünyası ile olan ilişkilerinin güçlendirilmesi ve kurumsallaştırılması hedeflenmektedir.

Turizm, Gümrük, Ulaştırma Alanlarını İçeren Ekonomik İşbirliği

Türk Konseyi, üye ülkelerin birbirleriyle ve dünya ile olan ekonomik entegras­yonuna büyük önem atfetmektedir. Üye ülkeler arasındaki ilişkilerin özünün karşılık­lı yarar esasına dayanan ekonomik işbirliğinde yattığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, “Ekonomik İşbirliği” temasıyla gerçekleştirilen ilk Türk Konseyi Zirvesi, üye ülkeler arasındaki ekonomik işbirliğine verilen önemin somut bir göstergesi olmuştur. Eko­nomik işbirliği başlığı altında Konsey’in kuruluşundan itibaren başta Ekonomi Bakan­ları toplantıları olmak üzere pek çok toplantı ve faaliyet gerçekleştirilmiştir. Bu alanda “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi”; “Ekonominin Çeşitlendirilmesi” ve “Ekonomik İlişkilerin Temeli Olarak Girişimcilik” konu başlıklarında üç çalışma grubu düzenli olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca, Türk Konseyi Ekonomi Bakanları Üçün­cü Toplantısı’nda üye ülkelerin Yatırım Ajansları arasında bir Mutabakat Muhtırası imzalanmıştır. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üye ülkelerin özel sektörleri ara­sındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Türk Konseyi bünyesinde bir “Ortak Yatırım Portalı” hayata geçirilmiştir.

Diğer yandan, Türk Konseyi bünyesinde teşkil edilen Türk İş Konseyi de ekono­mik işbirliğinin ilerletilmesi yolunda gerekli çalışmalarda bulunmaktadır. İş Konseyi üye ülkelerde faaliyette bulunan girişimcileri biraraya getirmek suretiyle aralarındaki temas ve işbirliğinin tesisi ve sürekliliğinde önemli bir rol ifa etmektedir. Üye ülke­lerin özel sektörleri arasındaki ilişkilerin artırılması amacına matuf olarak, 2014 yılı itibarıyla İş Konseyi tarafından düzenli olarak “İş Forumu” ve “İhraç Malları Sergisi” düzenlenmesi kararı alınmıştır.

Gümrük işbirliği kapsamında, 29 Ekim 2012’de İstanbul’da yapılan 5. İpek Yolu Forumu çerçevesinde Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Gürcistan ara­sında, tarafların gümrük alanında birlikte çalışma iradelerini ortaya koyan bir Niyet Mektubu imzalanmıştır. Niyet Mektubu, Türk Konseyi’nin üye ülkelerin tarihî İpek Yolu’nun ihyası kapsamında yürürlüğe koydukları ulusal projelerine (Kazakistan’ın İpek Rüzgârı ve Türkiye’nin Kervansaray Projesi gibi) verdiği desteğin altını çizmekte­dir. Gümrük İdareleri Başkanları İkinci Toplantısı’nda alınan ilgili karar çerçevesinde, Kervansaray Projesi ve Kuzey Hattı çalışmaları bağlamında Aktau Limanı, Karasu-Ak- tilek ve Subatai Baatyr- Chaldybar sınır geçiş noktalarına Temmuz 2013’te ziyaretler gerçekleştirilmiştir.

Benzer şekilde, Devlet Başkanlarının verdiği talimatlar çerçevesinde ulaştırma alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla üst düzey bir işbirliği mekanizması oluş­turulmuştur. Bu kapsamda, Ulaştırma Bakanları Birinci Toplantısı 3 Temmuz 2013 tarihinde Bakü’de gerçekleştirilmiştir. Anılan toplantıda Ulaştırma Bakanlarının aldığı karar çerçevesinde, Ulaştırma Çalışma Grubu’nun ele alacağı hususlarda ortaya çı­kabilecek farklı görüşlerin uyumlaştırılmasında yardımcı olmak ve üye ülkeler ara­sında faaliyet gösteren taşıyıcı firmaların sahada karşılaşabilecekleri sorunlara pratik çözümler bulmak amacıyla Bakan Yardımcıları düzeyinde bir “Ulaştırma Koordinas­yon Kurulu” ihdas edilmesine karar verilmiştir. Ulaştırma Bakanları Birinci Toplantısı çerçevesinde ilaveten, üye ülke Ulaştırma Bakanlıkları arasında bir “Ortak İşbirliği Protokolü” ile Bakü, Aktau ve Samsun limanları arasında “Kardeş Liman” ilişkisi tesis eden bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştır.

Üye ülkelerin sahip olduğu turizm potansiyelinin, devletlerarasında oluştu­rulmaya çalışılan çok boyutlu ve derinlikli işbirliği sürecinde ayrıcalıklı bir yere sa­hip olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, üye ülke Devlet Başkanları Gebele’de gerçekleştirilen Türk Konseyi Üçüncü Zirvesi’nde, Türkiye’nin evsahipli- ğinde düzenlenecek bir 4. Zirve’nin “Turizm İşbirliği” temasıyla hayata geçirilmesi talimatını vermişlerdir. Turizm işbirliği kapsamında, üye ülkeler arasında turistik zi­yaretlerin arttırılmasının yanısıra tarihî İpek Yolu’nun üzerinde yer alan üye ülkelerin tarihî ve kültürel zenginlikleri ile doğal güzelliklerinin tanıtımı ve Türk dünyasına özgü kültürel ve düşünsel değerlerin, geleneksel el sanatları ile dans ve müziklerinin dünyayla paylaşımı hedeflenmektedir. Oluşturulan Turizm Çalışma Grubu ilk top­lantısını Aralık 2013’te İstanbul’da gerçekleştirmiştir. Toplantıda, üye ülkelerin bi­reysel turizm güzergâhlarının tanıtımının desteklenmesinin yanı sıra tarihî İpek Yolu üzerinde ortak turizm güzergâhlarının belirlenmesine özel bir önem verilmiştir. Bu çerçevede, “Türk Konseyi-Modern İpek Yolu” ortak güzergâhının pilot bir proje ola­rak başlatılması ve sözkonusu güzergâhın ortak tur paketi aracılığıyla Türk Konseyi üye ülkeleri ve üçüncü ülkeler turizm pazarlarında tanıtılması kararlaştırılmıştır. Or­tak tur paketi tanıtımına ilişkin olarak ortak bir tur rehberi hazırlanması hususunda da mutabakat sağlanmıştır. Sürecin işleyişinde kamu ile özel sektör arasında işbirliği gerçekleştirilmesinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası uzman kuruluşlarla eşgüdüm içinde olunmasının önemi vurgulanmıştır.

Eğitim ve Bilim, Kültür ve Diaspora İşbirliği

Türk devletleri arasındaki ortak kültür, dil ve tarih birliği Türk Konseyi’nde tecessüm eden işbirliğinin sacayağını oluşturmaktadır. Bu hususiyet Türk Konseyi’ni diğer bölgesel işbirliği mekanizmalarından farklı kılmaktadır. Türk Konseyi İkinci Zirvesi’nin “Eğitim, Bilim ve Kültürel İşbirliği” konusuna hasredilmiş olması bu duru­mun somut bir göstergesidir. Anılan zirve öncesinde gerçekleştirilen Kültür Bakanları Birinci Toplantısı’nda, Türk Yazarlar Birliği ve Türk Sinemacılar Birliği’nin kurulması yolunda karar alınmıştır. Türk Konseyi’nin eğitim ve bilime verdiği önemin bir gös­tergesi olarak, zirve öncesinde düzenlenen Kültür Bakanları toplantısının hemen ar­dından Türk Konseyi Eğitim Bakanları Birinci Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bakanlar eğitim alanındaki işbirliğini derinleştirmek amacıyla düzenli olarak biraraya gelme kararı almıştır. Eğitim Bakanları ayrıca, Aksakallar Konseyi’nin tavsiyeleri doğrultu­sunda, Ortak Tarih Kitabı ve Ortak Edebiyat Kitabı hazırlanması amacıyla bir Çalışma Grubu oluşturulmasına karar vermişlerdir.

2013 Nisan ayında düzenlenen Eğitim Bakanlıkları Kıdemli Memurlar Birinci Toplantısı’nın ardından, 2013 Kasım ayında gerçekleştirilen Kıdemli Memurlar ve Eği­tim Bakanları İkinci Toplantılarında mevcut konulara ilave olarak üye ülke dillerinin seçmeli ders/kurs olarak sunulması ile üye ülkeler arasında orta öğretim/lise düzeyinde kısa süreli karşılıklı öğrenci ziyaretlerinin başlatılması, mesleki ve teknik eğitim alanın­da işbirliği, Türkoloji alanında çalışan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin akademik çalışmalarının teşviki için özel burslar da dahil çeşitli imkânların sağlanması ve eğitim kurumları ile Kültür Merkezleri’nin karşılıklı olarak desteklenmesi konuları ele alınmıştır. Ortak Tarih kitabının hazırlık çalışmalarının Türk Akademisi tarafın­dan yürütülmesi planlanmaktadır. Türk Konseyi bünyesinde üye ülkeler arasında or­tak terminoloji geliştirilmesi çalışmalarını yürütmek üzere kurulan “Ortak Terminoloji Kurulu”nun ilk toplantısı Kasım 2012’de İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Komite, ortak terminoloji geliştirme çalışmalarında izlenecek yöntemleri, farklı uzmanlık alanlarında sözlüklerin hazırlanması konuları ile ortak terminoloji ve alfabe doğrultusunda atılacak adımları ele almıştır. Komite ayrıca bilimsel amaçlarla kullanılacak ortak Latin alfabesi­ni destekleme kararı almıştır. Toplantıda bazı ortak terimler kabul edilmiştir.

Üye ülkelerin yüksek öğretim kurumları arasında işbirliğinin arttırılması ama­cıyla tesis edilen Türk Üniversiteler Birliği kapsamında Birlik üyesi üniversitelerin rektör/rektör yardımcılarının katılımıyla 2013 Mart ayında İstanbul’da, 2013 Mayıs ayında Bişkek’te ve 2013 Kasım ayında Eskişehir’de üç toplantı düzenlenmiştir.

İkinci toplantı sırasında üye üniversitelerin temsilcileri Türk Üniversiteler Birliği ve Yükseköğretim Alanı Oluşturma Yönergesi’ni kabul etmişlerdir. Öğrenci ve öğ­retim görevlileri arasında değişim programlarının hayata geçirilmesinin hedeflendiği sözkonusu sürecin adı “Orhun Süreci” olarak belirlenmiştir. Birlik halihazırda 4 üye ülkede faaliyet göstermekte olan 15 üniversiteden oluşmaktadır. Yönergede yeni üye üniversite alım süreci belirtilmektedir. Yönerge, Türkiye’den Yükseköğretim Kuru­lu Başkanı’nın da iştirak ettiği Türk Konseyi Eğitim Bakanları ikinci toplantısında imzalanan bir karar ile onaylanmıştır. Türk Öğrenci Konseyi’nin kurulması ve Kalite Güvence Kurulu’nun ihdasına yönelik çalışmaların başlatılması Birliğin gündeminde yer alan konular arasındadır.

Türk Dünyasından üniversitelerin katılımıyla gerçekleştirilecek Birinci Türk Üniversite Oyunları için çalışmalar devam etmektedir. Modern branşların yanısıra geleneksel spor türlerini de içermesi planlanan sözkonusu spor oyunlarının ilkinin Türkiye’nin evsahipliğinde düzenlenmesi öngörülmektedir. Faaliyet kapsamında ül­kelerin kültürel özellikleri ve folkloruna dair sergi ve gösterilerin de gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Üye ülkelerin imajının uluslararası arenada iyileştirilmesi ve Türk halklarının yaşadığı ülkelerdeki kamuoyu üzerinde tesir gücüne sahip olunabilmesi hedefine yö­nelik çalışmalar yürütülmesi Türk Konseyi’nin temel amaçları arasındadır. Bu çerçe­vede, Türk dili konuşan halkların diyasporaları arasında gerçekleştirilecek işbirliğinin kapsam ve niteliğini ele almak üzere bugüne kadar ikisi Diyaspora İşlerinden Sorumlu Bakanlar ve Kuruluş Başkanları düzeyinde; ikisi Çalışma Grubu düzeyinde dört top­lantı gerçekleştirilmiştir. Mayıs 2013’de Ankara’da düzenlenen Diyaspora İşlerinden Sorumlu Bakanlar ve Kuruluş Başkanları İkinci Toplantısı’nda “Türk Konseyi Türk- dildeş Diasporalar Ortak Eylem Stratejisi” kabul edilmiştir. Diyaspora işbirliği süreci­nin hedeflerinden bir olan Türk Konseyi Birinci Diyaspora Forumu Haziran 2013’de Bakü’de gerçekleştirilmiştir. Foruma başta Türk Konseyi üye devletleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin diyaspora işlerinden sorumlu Bakanlar ve Ku­ruluş Başkanları olmak üzere dünyanın 50’ye yakın ülkesinden 600’e yakın diyaspora temsilcisi katılmıştır. Forumun sonucunda Bakü Bildirisi kabul edilmiştir. Forum sı­rasında ayrıca “Strateji”nin kamuoyuna tanıtımı yapılmıştır.

Türk Konseyi’nin İlişkili Kurumları

Türk Keneşi aynı zamanda Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Akademisi, Türk Kültürel Miras Vakfı ve Türk İş Konseyi gibi tüm işbirliği mekanizmaları için bir şem­siye kuruluş işlevi görmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde Türk Keneşi’nin iliş­kili olduğu kuruluşlar şunlardır:

  1. TÜRKPA: 2008 yılında işlevsel hale gelen TÜRKPA’nın temel amacı Türk- dildeş devletler Parlamentolarının arasındaki ilişki ve işbirliğini ilerletmek­tir. Örgütün merkezi Bakü’dür.
  2. Türk İş Konseyi: 1. Türk Keneşi Zirvesi esnasında kurulan İş Konseyi’nin temel amacı üye ülkeler iş adamları ve derneklerini bir araya getirmek sure­tiyle Türk devletlerinin ekonomik gelişimine katkıda bulunmaktır.
  3. TÜRKSOY: Adeta bir markaya dönüşen ve Türk UNESCO’su olarak da anı­lan TÜRKSOY, 1993’ten beri Türk halklarının kültür ve sanatını dünyaya başarılı bir şekilde tanıtmaktadır. Türk Keneşi ile eşgüdüm halinde çalışan TÜRKSOY, üye ülkelerin kültür, sanat alanlarındaki bağlarını güçlendirme­ye yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.
  4. Türk Akademisi: Astana’daki Türk Akademisi’nin Kazakistan’ın ulusal bir kuruluşu olmaktan çıkarak uluslararası bir kimliğe kavuşmasına dair anlaş­ma Bişkek’te Devlet Başkanlarının huzurunda imzalanmıştır. Akademi’nin, Türk kültürü ve tarihinin araştırılmasında dünyada öncü bir rol üstlenmesi ve bu alanda dünyanın en iyi uzmanlarının gelip çalışabileceği bir ortam sağlaması öngörülmektedir. Türkiyatın, yani Türk tarih, dil, edebiyat, sa­nat, folklor ve etnolojisinin yanı sıra siyaset bilimi, ekonomi, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji gibi bilim dallarında da çalışmalar yürütmesi hedefle­nen Türk Akademisi, Türk halkları arasında entegrasyonun sağlanmasında bilimsel ve fikri zeminini hazırlamaya ve güçlendirmeye çalışmaktadır.
  5. Türk Kültür ve Miras Fonu: Bişkek Zirvesi sırasında kurulmasına dair an­laşmanın imzalandığı Fonun temel amacı, değişik faaliyet, proje ve prog­ramları desteklemek ve finanse etmek suretiyle Türk kültür ve mirasının korunması, araştırılması ve tanıtımına katkıda bulunmaktır. Türk Kültür ve Miras Fonu, faaliyetlerini TÜRKSOY ve Türk Akademisi’yle işbirliği halinde yürütmektedir.

Kaynak: Türk Cumhuriyetleri Ve Toplulukları Yıllığı 2013

 

Son Güncelleme : 3 Nisan 2020

Darhan Kıdırali

Darhan Kıdırali

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın